Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9101 K.2013/4994
Özet: (1) Sanığın, bir çekin sahte olarak düzenlenip keşide edilmesiyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan iddia edildiği uyuşmazlık; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca sanığa erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası.
1- Sanığın ...'a ait çeki sahte olarak düzenleyip, katılan ...'dan aldığı mal karşılığı vermek suretiyle kullandığı iddiasından ibaret olayda; sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak, çekin hesap sahibi ... ile birlikte mobilya mağazası işlettiklerini, gayri resmi ortak olduklarını, daha önceden de bu şekilde birçok çek keşide ettiğini ve bedellerinin ödendiğini, ancak ... ile ortaklıklarının bitmesi nedeniyle çekin ödenmediğini savunmasına, tanık ...'un sanık savunmasını doğrulamasına, katılanın da 04.12.2008 tarihli ifadesinde, sanık ile ...'ün ortak olduklarını bildiğini ve çeki yazıp verenin sanık olduğunu belirtmesine, çek üzerindeki keşideci adına atılmış imzanın sanığın eli ürünü olduğu, bilirkişi raporu ile saptanmışsa da arka yüzdeki sanığa ait ciro imzası ile önyüzdeki keşideci imzasının aynı olduğunun çıplak gözle dahi anlaşılmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtecilik kastına etki yapabileceği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; katılandan çekin dayandığı hukuki ilişkiye ait alışverişe ait fatura ve belgeler getirtilip, sanık ile ...'ın suç tarihinde ortak iş yapıp yapmadıkları ve ...'ın adına çek keşide etmesine suç tarihleri öncesinde de rıza ve onayının bulunup bulunmadığı, daha öncesinde de benzer şekilde çek düzenlenip bedellerinin ödenip ödenmediği sorulup, sanığın bu şekilde başka şahıslara da çek keşide edip etmediğinin araştırılıp, çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin sorulup, ...'ın yargılama sırasında tespit edilen mernis sistemine kayıtlı adresine göre talimatla bu hususlara yönelik beyanlarının alınıp, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Suça konu çekin hangi tarihte düzenlendiği kesin olarak tespit edilememekte ise de, keşide tarihi 30.05.2005 olan ve 03.06.2005 tarihinde bankaya ibraz edilen çekin 13 ay ileri tarihli olarak düzenlendiğine dair sanık beyanı bulunmasına göre, katılanın da çekin hangi tarihte kendisine verildiğine dair beyanları alınıp suç tarihinin net bir şekilde saptanmasından sonra sonucuna göre suç tarihinde 765 sayılı TCK'nun yürürlükte olup olmadığı da gözetilerek 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı,
b- Sanığın adli sicil kaydındaki suç tarihinden önceki ilamlarının 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlere ilişkin olup, bu eylemin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü cihetle, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası.
1- Sanığın ...'a ait çeki sahte olarak düzenleyip, katılan ...'dan aldığı mal karşılığı vermek suretiyle kullandığı iddiasından ibaret olayda; sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak, çekin hesap sahibi ... ile birlikte mobilya mağazası işlettiklerini, gayri resmi ortak olduklarını, daha önceden de bu şekilde birçok çek keşide ettiğini ve bedellerinin ödendiğini, ancak ... ile ortaklıklarının bitmesi nedeniyle çekin ödenmediğini savunmasına, tanık ...'un sanık savunmasını doğrulamasına, katılanın da 04.12.2008 tarihli ifadesinde, sanık ile ...'ün ortak olduklarını bildiğini ve çeki yazıp verenin sanık olduğunu belirtmesine, çek üzerindeki keşideci adına atılmış imzanın sanığın eli ürünü olduğu, bilirkişi raporu ile saptanmışsa da arka yüzdeki sanığa ait ciro imzası ile önyüzdeki keşideci imzasının aynı olduğunun çıplak gözle dahi anlaşılmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtecilik kastına etki yapabileceği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; katılandan çekin dayandığı hukuki ilişkiye ait alışverişe ait fatura ve belgeler getirtilip, sanık ile ...'ın suç tarihinde ortak iş yapıp yapmadıkları ve ...'ın adına çek keşide etmesine suç tarihleri öncesinde de rıza ve onayının bulunup bulunmadığı, daha öncesinde de benzer şekilde çek düzenlenip bedellerinin ödenip ödenmediği sorulup, sanığın bu şekilde başka şahıslara da çek keşide edip etmediğinin araştırılıp, çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin sorulup, ...'ın yargılama sırasında tespit edilen mernis sistemine kayıtlı adresine göre talimatla bu hususlara yönelik beyanlarının alınıp, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Suça konu çekin hangi tarihte düzenlendiği kesin olarak tespit edilememekte ise de, keşide tarihi 30.05.2005 olan ve 03.06.2005 tarihinde bankaya ibraz edilen çekin 13 ay ileri tarihli olarak düzenlendiğine dair sanık beyanı bulunmasına göre, katılanın da çekin hangi tarihte kendisine verildiğine dair beyanları alınıp suç tarihinin net bir şekilde saptanmasından sonra sonucuna göre suç tarihinde 765 sayılı TCK'nun yürürlükte olup olmadığı da gözetilerek 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı,
b- Sanığın adli sicil kaydındaki suç tarihinden önceki ilamlarının 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlere ilişkin olup, bu eylemin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü cihetle, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.