Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/571 K.2012/8498
Özet: Uyuşmazlık, sanığın işyerinde haksız olarak ele geçirdiği çek koçanındaki bir çek yaprağını 6 milyar TL bedeliyle sahte doldurarak imzalaması ve bu eylemin sahtecilik suçunu oluşturmasıyla ilgilidir. Mahkeme, sanığı 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmış ve 53/1-2. maddesinde belirtilen haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması
1-) Sanık hakkında, çalışmakta olduğu şirkette, haksız olarak ele geçirdiği çek koçanındaki bir çek yaprağını, 6.000.000.000 TL bedelli olarak doldurup imzalamak suretiyle tedavüle koyduğu ve 'resmi belgede sahtecilik' suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın talimat yoluyla alınan savunmasında; suç tarihinde katılan şirkette satış sorumlusu olarak çalışmakta olduğunu, suça konu çeki kendisine şirketin verdiğini, sözlü olarak çeki doldurup imzalaması konusunda yetki verildiğini, kendisinin de bu yetkiye dayanarak çeki doldurduğunu beyan etmesi karşısında,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suça konu çeki hangi hukuki ilişki karşılığında kime verdiği, katılan şirkete ait başkaca çekleri de keşide edip etmediği hususları sanıktan sorulduktan sonra, tespit edildiği takdirde, suça konu çeki sanıktan alan kişinin tanık olarak ifadesine başvurularak, çeki sanıktan hangi ticari ilişki nedeniyle aldığının sorulması, yine sanığın, başkaca çekleri de keşide ettiğini belirtmesi halinde bu çeklerin de ilgili yerlerden getirtilerek sanık tarafından keşide edilip edilmediğinin saptanması, suça konu çekin çalındığına veya kaybolduğuna ilişkin katılan şirket tarafından her hangi bir başvurunun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Kabule göre de;
a-) Mahkemece lehe Yasanın tespiti amacıyla yapılan değerlendirmede; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddelerinin ayrı ayrı somut olaya uygulanması durumunda aynı miktarda ceza tayin edileceği belirtildiği halde, 5237 sayılı TCK'nun lehe kabul edilip uygulanmasında, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken ve aynı Kanunun 53. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarının sanık aleyhine sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
b-) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi gereğince 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması
1-) Sanık hakkında, çalışmakta olduğu şirkette, haksız olarak ele geçirdiği çek koçanındaki bir çek yaprağını, 6.000.000.000 TL bedelli olarak doldurup imzalamak suretiyle tedavüle koyduğu ve 'resmi belgede sahtecilik' suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın talimat yoluyla alınan savunmasında; suç tarihinde katılan şirkette satış sorumlusu olarak çalışmakta olduğunu, suça konu çeki kendisine şirketin verdiğini, sözlü olarak çeki doldurup imzalaması konusunda yetki verildiğini, kendisinin de bu yetkiye dayanarak çeki doldurduğunu beyan etmesi karşısında,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suça konu çeki hangi hukuki ilişki karşılığında kime verdiği, katılan şirkete ait başkaca çekleri de keşide edip etmediği hususları sanıktan sorulduktan sonra, tespit edildiği takdirde, suça konu çeki sanıktan alan kişinin tanık olarak ifadesine başvurularak, çeki sanıktan hangi ticari ilişki nedeniyle aldığının sorulması, yine sanığın, başkaca çekleri de keşide ettiğini belirtmesi halinde bu çeklerin de ilgili yerlerden getirtilerek sanık tarafından keşide edilip edilmediğinin saptanması, suça konu çekin çalındığına veya kaybolduğuna ilişkin katılan şirket tarafından her hangi bir başvurunun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Kabule göre de;
a-) Mahkemece lehe Yasanın tespiti amacıyla yapılan değerlendirmede; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddelerinin ayrı ayrı somut olaya uygulanması durumunda aynı miktarda ceza tayin edileceği belirtildiği halde, 5237 sayılı TCK'nun lehe kabul edilip uygulanmasında, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken ve aynı Kanunun 53. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarının sanık aleyhine sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
b-) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.