Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/8962 K.2013/4706
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Her iki sanık ayrı ayrı: TCK'nın 204/1,43/1,53/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde İstanbul'dan çalınmış 34 VD 3220 plaka sayılı araca sahte trafik tescil belgesi, sahte plaka düzenleyip/düzenlettirip motor ve şasi numarasını değiştirerek beraat eden sanık ...'a sattıkları bu şahsın satış belgesi istemesi üzerine sahte kimlikli Can Abay isimli şahıs aracılığıyla ruhsat sahibi Mustafa Bülbül tarafından verilmiş gibi içeriği itibarıyla sahte vekaletnameyi vererek atılı sahte evrak düzenlemek suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; 09.10.2007 tarihli yetkisizlik kararı ile sahte vekaletname verilmesi eyleminin bu dosyadan ayrılarak suç yeri itibariyle yetkili olduğundan bahisle Develi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de; eylemin aynı suçun işlenmesi kararında devam eden zincirleme olarak işlenen tek bir suç olması nedeniyle yetkisizlik verilen dosyanın ilgili merciden akıbetinin sorularak, mümkün olması halinde birleştirilerek incelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK.nun “adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak; Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Yasa metinlerdeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli
bir gerekçe değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıklar hakkında yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Her iki sanık ayrı ayrı: TCK'nın 204/1,43/1,53/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde İstanbul'dan çalınmış 34 VD 3220 plaka sayılı araca sahte trafik tescil belgesi, sahte plaka düzenleyip/düzenlettirip motor ve şasi numarasını değiştirerek beraat eden sanık ...'a sattıkları bu şahsın satış belgesi istemesi üzerine sahte kimlikli Can Abay isimli şahıs aracılığıyla ruhsat sahibi Mustafa Bülbül tarafından verilmiş gibi içeriği itibarıyla sahte vekaletnameyi vererek atılı sahte evrak düzenlemek suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; 09.10.2007 tarihli yetkisizlik kararı ile sahte vekaletname verilmesi eyleminin bu dosyadan ayrılarak suç yeri itibariyle yetkili olduğundan bahisle Develi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de; eylemin aynı suçun işlenmesi kararında devam eden zincirleme olarak işlenen tek bir suç olması nedeniyle yetkisizlik verilen dosyanın ilgili merciden akıbetinin sorularak, mümkün olması halinde birleştirilerek incelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK.nun “adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak; Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Yasa metinlerdeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli
bir gerekçe değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıklar hakkında yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.