Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7036 K.2011/21426
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan davalardır; mahkeme, bu suçlamaları kabul ederek sanıklara 7 ay 15 gün hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması ve 300 TL apc hükmü verdi. Mahkemenin kararı, temyiz itirazlarını reddederek beraat hükümlerini onayladı ve ilgili cezai yaptırımları uygulamaya koydu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği ve Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ... ve ...; Beraat
Sanık ...; 5237 sayılı TCK.nun 156, 43, 62, 52, 53. md. 7 ay 15 gün hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması, 300 YTL apc
I- Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin sanıkların hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı sanık ... yönünden 21.12.2005, ... yönünden 19.09.2006 ve ..., ... yönünden 08.09.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımınedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanık ... hakkında "bedelsiz senedi tahsile koymak" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
1- Sanığa yüklenen "bedelsiz kalan senedi tahsile koymak" suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca öncelikle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespitinin gerektiği gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği ve Dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ... ve ...; Beraat
Sanık ...; 5237 sayılı TCK.nun 156, 43, 62, 52, 53. md. 7 ay 15 gün hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması, 300 YTL apc
I- Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin sanıkların hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı sanık ... yönünden 21.12.2005, ... yönünden 19.09.2006 ve ..., ... yönünden 08.09.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımınedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanık ... hakkında "bedelsiz senedi tahsile koymak" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
1- Sanığa yüklenen "bedelsiz kalan senedi tahsile koymak" suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca öncelikle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespitinin gerektiği gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.