‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/480 K.2012/3602

Esas No: 2011/480 · Karar No: 2012/3602 · Karar Tarihi: 15.03.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması ve beraat kararlarına ilişkin temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, dolandırıcılık davalarında zamanaşımını kabul ederek tüm sanıkları beraat ettirmiş; resmi belgede sahtecilik davalarında ise vekâletnamelerin geçerliliğini reddederek sanıkların cezalarını korumuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: 1-Dolandırıcılık suçundan; Kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına (tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı)
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan; Beraat (sanıklar ... ve ... hakkında)

Sanık ...’ün gerekçeli kararın tebliğ olunduğu 20.08.2008 tarihinde hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla; yapılan tebliğ işlemi geçersiz olup öğrenme üzerine 10.12.2010 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Katılan vekilinin, 26.06.2008 günü yüzüne karşı verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması hükümlerini; 30.06.2008 tarihli süre tutum dilekçesinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik ve sınırlı olduğu gözetildiğinde; yasal süresinden sonra 26.08.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
Suça konu belgelerden olan vekâletnamelerinin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 82. maddesi uyarınca sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunma inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiinin davanın Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2003/244 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına ve yasal olmayan gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
14.03.2012 günü UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...’ın hükümden sonra 09.12.2009 tarihinde vefat ettiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanık ...’a yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 01.03.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık ...’ın vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca ve sanık ... hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?