Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/4154 K.2012/21558
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 09.10.2001’de kooperatif başkanı olarak konumunda sanığın uygun yazı düzenlemesiyle 765 sayılı TCK §355 ‘teki şahadetnamede sahtecilik suçunun işlendiğini, suçun tamamlandığı tarih sonrası yeterli zamanaşımı süresinin dolduğunu, temyiz itirazlarını geçerli bulup, 1412 sayılı CMUK’a dayanan suçun bozulmasına karar vererek 12.12.2012’de sanık hakkındaki kamu davasını 765 sayılı TCK ’102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK ’223/8’ uyarınca düşürdü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; suç tarihinde kooperatif başkanı olan sanığın, kooperatif üyesinin kooperatife borcu olmadığına ilişkin yazıyı düzenlemekten ibaret eyleminin 765 sayılı TCK.nun 355. maddesinde düzenlenen şahadetnamede sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından değişen suç vasfına göre yüklenen şahadetnamede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 09.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; suç tarihinde kooperatif başkanı olan sanığın, kooperatif üyesinin kooperatife borcu olmadığına ilişkin yazıyı düzenlemekten ibaret eyleminin 765 sayılı TCK.nun 355. maddesinde düzenlenen şahadetnamede sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından değişen suç vasfına göre yüklenen şahadetnamede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 09.10.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.