Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/13596 K.2012/3079
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın sahte kimlik düzenlemesi ve resmi belgeye yalan beyan etmesiyle ilgili suçlamalar üzerine kurulmuştur. (2) Mahkeme, sanığı nüfus cüzdanında sahtecilik için 11 ay hapis, resmi belgede yalan beyan için ise 2 ay 15 gün hapis cezasıyla mahkum etmiş ve kararını bozma kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, nüfus cüzdanında sahtecilik, bilmeden aldığı parayı tedavüle sokma
HÜKÜM: 1)Nüfus cüzdanında sahtecilik suçu hakkında:765 sayılı TCK'nun 350/1, 59, 81/1. maddeleri gereğince 11 ay hapis cezası
2)Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu hakkında:5237 sayılı TCK'nun 206/1, 62, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-22.03.2005 tarihinde yakalanan sanığın sahte kimlik düzenletip kullanmak ve görevli memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçlarını işlediğinden bahisle iki ayrı suçtan dava açılmış ise de, delillere ve oluşa göre sanığın baştan itibaren değişmeyen kastı, içinde bulunduğu durum nedeniyle yakalanmamak ve ceza görmemek olup bu amaç doğrultusunda bir bütün olarak fiil ve hareketlerinin ihlal ettiği hukuki değerler aynı nitelikte olduğu ve suça konu belgenin aslı bulunamamış ise de Ömerli Nüfus Müdürlüğünün 08.06.2007 tarihli yazı cevabından nüfus cüzdan talep formu ibrazı üzerine verildiğinin anlaşılması karşısında; aldatıcılık özelliğinin bulunduğunun kabulünün gerektiği, cihetle sadece kimlik belgesinde sahtecilik suçundan tek hüküm kurulması gerekirken eylemin iki ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde iki kez mahkumiyet hükmü kurarak fazla ceza tayini,
2-Sahte kimlik düzenletip kullanmak suçunda, suça konu kimlik düzenlenirken muhtarlıktan alınan nüfus cüzdan değiştirme belgesinin de kullanılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre;
765 sayılı TCK.nun 320 ile 350. maddelerinin uygulaması sırasında tekerrüre esas olduğu belirtilen Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 günlü kararıyla hükmedilen hapis cezasının dosyadaki suç tarihinden sonra 05.04.2007 tarihinde kesinleştiği ve infazına dair de bilgi bulunmaması karşısında, bu hükümlülük yönünden 765 sayılı Yasanın 81/1. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı gözetilip, sanığın sabıka kaydındaki diğer hükümlülüklerine ilişkin infaz tarihlerini de içeren kesinleşmiş karar örnekleri getirtilerek, 765 sayılı TCK. nun 81/1 . maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinin uygulanması sırasında, anılan Yasada tekerrürün infaz hükmü olarak düzenlenmiş bulunması karşısında 7/3. madde uyarınca 58. maddenin 01.06.2005 tarihinden önce işlenen ve lehe olması nedeniyle anılan yasanın tatbik olduğu hallerde uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, nüfus cüzdanında sahtecilik, bilmeden aldığı parayı tedavüle sokma
HÜKÜM: 1)Nüfus cüzdanında sahtecilik suçu hakkında:765 sayılı TCK'nun 350/1, 59, 81/1. maddeleri gereğince 11 ay hapis cezası
2)Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu hakkında:5237 sayılı TCK'nun 206/1, 62, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-22.03.2005 tarihinde yakalanan sanığın sahte kimlik düzenletip kullanmak ve görevli memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçlarını işlediğinden bahisle iki ayrı suçtan dava açılmış ise de, delillere ve oluşa göre sanığın baştan itibaren değişmeyen kastı, içinde bulunduğu durum nedeniyle yakalanmamak ve ceza görmemek olup bu amaç doğrultusunda bir bütün olarak fiil ve hareketlerinin ihlal ettiği hukuki değerler aynı nitelikte olduğu ve suça konu belgenin aslı bulunamamış ise de Ömerli Nüfus Müdürlüğünün 08.06.2007 tarihli yazı cevabından nüfus cüzdan talep formu ibrazı üzerine verildiğinin anlaşılması karşısında; aldatıcılık özelliğinin bulunduğunun kabulünün gerektiği, cihetle sadece kimlik belgesinde sahtecilik suçundan tek hüküm kurulması gerekirken eylemin iki ayrı suç olarak kabulü ile yazılı şekilde iki kez mahkumiyet hükmü kurarak fazla ceza tayini,
2-Sahte kimlik düzenletip kullanmak suçunda, suça konu kimlik düzenlenirken muhtarlıktan alınan nüfus cüzdan değiştirme belgesinin de kullanılması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre;
765 sayılı TCK.nun 320 ile 350. maddelerinin uygulaması sırasında tekerrüre esas olduğu belirtilen Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 günlü kararıyla hükmedilen hapis cezasının dosyadaki suç tarihinden sonra 05.04.2007 tarihinde kesinleştiği ve infazına dair de bilgi bulunmaması karşısında, bu hükümlülük yönünden 765 sayılı Yasanın 81/1. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı gözetilip, sanığın sabıka kaydındaki diğer hükümlülüklerine ilişkin infaz tarihlerini de içeren kesinleşmiş karar örnekleri getirtilerek, 765 sayılı TCK. nun 81/1 . maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinin uygulanması sırasında, anılan Yasada tekerrürün infaz hükmü olarak düzenlenmiş bulunması karşısında 7/3. madde uyarınca 58. maddenin 01.06.2005 tarihinden önce işlenen ve lehe olması nedeniyle anılan yasanın tatbik olduğu hallerde uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.