Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/9283 K.2011/88
Özet: (1) Sanık, resmi belge düzenlemesinde yalan beyan yaparak kimlik bilgilerini sahte olarak kullanması nedeniyle suçtan mahkumiyet talebinde bulunmuş; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca sanığı 8 ay hapis cezasına çarptı ve temyiz taleplerini reddederek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 206/1,53.mad.uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kısıtlama,
I- Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün 167/222 sayılı kararında açıklandığı üzere Üst C.Savcısının mülhakat asliye ceza mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresi CMUK’nın 310/3.maddesi uyarınca bir ay olup yasal süreden sonra vaki 11.7.2006 tarihli temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hırsızlık suçundan yapılan adli tahkikat sırasında kolluk görevlilerine kendini yeğeni “Sevgi Böcük” ismi ile tanıtıp bu kimlik bilgileri ile yalan beyanda bulunmak suretiyle evrak tanzimine sebep olan, C.Savcısı tarafından aynı isimle ifadesi alınan ve parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimliği belirlenen sanığın eyleminin gerçekte var olan kişinin kimlik bilgilerini kullanmış olması nedeniyle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1 maddesindeki suça uygun olup mahkemece yapılan uygulamaya ve 765 Sayılı TCK.nun 343/2.maddesi uyarınca tayin olunacağı belirtilen ceza miktarına göre aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunmak” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ve mahkumiyete yeter kesin inandırıcı delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün istem gibi ONANMASINA, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 206/1,53.mad.uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kısıtlama,
I- Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün 167/222 sayılı kararında açıklandığı üzere Üst C.Savcısının mülhakat asliye ceza mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresi CMUK’nın 310/3.maddesi uyarınca bir ay olup yasal süreden sonra vaki 11.7.2006 tarihli temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hırsızlık suçundan yapılan adli tahkikat sırasında kolluk görevlilerine kendini yeğeni “Sevgi Böcük” ismi ile tanıtıp bu kimlik bilgileri ile yalan beyanda bulunmak suretiyle evrak tanzimine sebep olan, C.Savcısı tarafından aynı isimle ifadesi alınan ve parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimliği belirlenen sanığın eyleminin gerçekte var olan kişinin kimlik bilgilerini kullanmış olması nedeniyle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1 maddesindeki suça uygun olup mahkemece yapılan uygulamaya ve 765 Sayılı TCK.nun 343/2.maddesi uyarınca tayin olunacağı belirtilen ceza miktarına göre aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunmak” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ve mahkumiyete yeter kesin inandırıcı delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün istem gibi ONANMASINA, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.