‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/13507 K.2012/1291

Esas No: 2011/13507 · Karar No: 2012/1291 · Karar Tarihi: 09.02.2012
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların “memurun resmi belgede sahteciliği” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından dolayı açılan kamu davasının zamanaşımı ve suçun doğru tayini konularında temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek sanıkların beraat veya hapis cezasını onaylamış, zamanaşımının gerçekleşmediğini ve suçun yasal sınırlar içinde değerlendirildiğini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık

HÜKÜM:
1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...: Beraat
2- Sanık ...: 765 sayılı TCK.nun 339/1, 80 ve 59/2. maddelerince 2 yıl 11 ay hapis cezası

Temyiz dilekçelerinin kapsamları itibariyle katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine, katılan Bağ-Kur vekilinin temyiz isteminin ise “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat ve “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması hükümlerine yönelik ve sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması hükümlerine yönelik katılan Bağ-Kur vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik ise sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ...’in oğlu ... 13.04.2000-17.04.2000 tarihlerinde İvrindi Sağlık Merkezinde yatarak tedavi görmediği halde yatmış gibi göstertip yatan hasta belgeleri ve reçetesi düzenlettirmek ve düzenlenen reçeteyi katılan Bağ-Kur’a ibraz etmekten ibaret ve oluşa uygun biçimde sübutu kabul olunan eyleminin “memurun resmi belgede” sahteciliği suçuna azmettirme niteliğinde bulunduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, sanık ... bakımından cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi, sanık ..bakımından cezayı arttırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık Nurettin Karaca’nın hükmolunan, sanık ...’in ise gerçekte alması gereken ceza miktarı ile haklarında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımlarının sanıkların sorgularının yapıldığı 04.12.2000 ve 11.12.2000 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan Bağ-Kur vekilinin zamanaşımının gerçekleşmediğine, sanık ... müdafiinin suç vasfının yanlış tayin olunduğu, sanığın suç kastının bulunmadığı, eksik soruşturma ve yetersiz inceleme sonucu karar verildiği, hükmün yeterli gerekçe içermediğine ve sanık ... Bilgi müdafiinin ise yatış işleminin gerçek olduğuna, çelişkili karar verildiğine, dava zamanaşımının gerçekleştiğine, kurumun bir zararının bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... (sanıklar ... ve ...’in eylemlerine iştirak yönünden) haklarında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan Bağ-Kur ve Sağlık Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belge sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 04.12.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan Bağ-Kur ve Sağlık Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?