‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4217 K.2012/6881

Esas No: 2012/4217 · Karar No: 2012/6881 · Karar Tarihi: 26.04.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “görevi ihmal” suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi veya ortadan kaldırılması yönündeki temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, sanıkların vefatı, zamanaşımı süresi ve ilgili kanun hükümleriyle uyumlu olarak bu davaların düşürüldüğünü ve bazı durumlarda ortadan kaldırıldığını kabul ederek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memurun Resmi Belgede Sahteciliğine iştirak, Nitelikli Dolandırıcılık, Görevi İhmal

HÜKÜM: A- Sanık ... hakkında;
Ölüm nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına,
B- Sanık .... hakkında;
Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine,
C- Sanıklar ..., ...,. hakkında;
Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına,
Dair.

Sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davalarında şikayetçi idarenin katılma talebin karara bağlandığı ancak sanıklar ..., .. ... ve ... hakkında açılan kamu davasında şikayetçi idarenin yargılama sırasındaki katılma talebinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nun 237/2. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi idarenin davaya katılan, dosyadaki vekaletname uyarınca Av.....'ın katılan vekili olarak kabulüne karar verilip, dosya incelenerek gereği görüşüldü:
I- Katılan vekilinin, sanık ... hakkında "görevi ihmal", sanık ...... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından açılan kamu davalarının düşürülmesi hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ...'nun 04.07.2004 tarihinde vefat ettiği dosyada bulunan 06.10.2004 tarihli nüfus kaydından anlaşılmakla, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesi gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ... ....'na yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının vaki dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin, sanık ....... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının düşürülmesi hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
.. Hanım Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olan sanığın doktor olarak görev yapan diğer sanıklarla iştirak halinde gerçeğe aykırı reçete düzenlediğinin iddia olunması karşısında, eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesinde yazılı “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunu oluşturacağı, bu suç nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 66/1-d, 67/4. (765 sayılı Yasanın 102/3, 104/2.) maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeksizin vasıfta yanılgıya düşülerek eylemin 5237 sayılı yasanın 204/1. maddesi kapsamında kaldığından bahisle düşme kararı verilmesi yasaya aykırı ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ... ....'nun eylemine uyan ‘memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08.08.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Katılan vekilinin, sanıklar ...,. ve ... hakkında "görevi ihmal" suçundan açılan kamu davalarının düşürülmesi hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
... Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın soruşturma raporu, dinlenen tanık beyanları, suça konu reçeteler ve tüm dosya içeriğinden suç tarihlerinde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...(Kuruçuk) ve ...'ın Bakırköy Devlet Hastanesinde, sanıklar ... ve ...'nun ise Bakırköy Merkez Sağlık Ocağında doktor olarak görev yaptıkları, .... ve .... isimli hastaların sağlık karnelerini temin edip elinde bulunduran... Hanım Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü sanık ... ....'nun vasıtasıyla hastaları görüp muayene etmeden ve karne içeriğine uygun ilaçlar yanında başka ilaçlar da sonradan eklenmek suretiyle sahte reçeteler düzenledikleri bu şekilde düzenlenen reçeteler faturalandırılıp katılan kuruma ibraz edilerek bedellerinin tahsil edildiğinin iddia olunması karşısında eylemlerin sübuta ermesi halinde bir bütün olarak suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesinde yazılı “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı ve bu suç nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/3, 104/2. (5237 sayılı Yasanın 66/1-d, 67/4.) maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeyerek eylemin yanlış vasıflandırılarak görevi ihmal suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?