Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/10746 K.2012/17347
Özet: Mahkeme, 16.04.2005 tarihli sahte fatura suçuna ilişkin iddianameden yeterli mütalaa alınmadan verilmiş kararın, 765 sayılı TCK nolu 102/4 maddesi ve 5271 sayılı CMK nolu 223/8 maddelerinde öngörülen sınırı aşan zamanaşımına göre “düşürülmesi” gerektiği sonucunu, sanığın “2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan beraat ettiğini belirterek bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM: Beraat
Sanık hakkında 213 sayılı Kanunun 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa alınmadan dava açılıp karar verilmişse de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.04.2005 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 24.08.2010 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM: Beraat
Sanık hakkında 213 sayılı Kanunun 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa alınmadan dava açılıp karar verilmişse de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.04.2005 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 24.08.2010 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.