‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/10018 K.2013/5556

Esas No: 2011/10018 · Karar No: 2013/5556 · Karar Tarihi: 03.04.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleridir; mahkeme, hem sahtecilik hem de dolandırıcılık kararlarını bozarak, ilgili cezaları yeniden değerlendirdi. Sonuç olarak, her iki suçtan mahkumiyet kararı iptal edildi ve sanığın cezai sorumluluğu kaldırıldı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: Her iki suçtan mahkumiyet

1-Sanık ve müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle kurulan hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde;
Sanığın, şikayetçiye ait taşınmazı sahte oluşturulan İzmir 26. Noterliği'nin 29.09.2003 gün ve 23093 yevmiye sayılı vekaletnamesine istinaden 08.10.2003 tarihinde Karşıyaka 3. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünde resmi senet düzenlenmesi suretiyle satmaktan ibaret eyleminin teselsül ettiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine "5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ve müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili hükme yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?