Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9795 K.2012/22557
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belge düzenlemesinde yalan beyanda bulunması nedeniyle hapis cezasının infaz rejimi ve koşullu salıverilme tarihinin belirlenmesiyle ilgiliydi; mahkeme, 27.12.2012’de oybirliğiyle karar vererek, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin hükmü düzeltilmiş hâlde onayladı ve sanığın infaz rejimini “mükerrir” olarak belirleyip denetimli serbestlik tedbirini kaldırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2005 tarihinde kesinleşen 2000/1386 Esas, 2003/262 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2 yıl 9 ay hapis cezasının daha ağır olduğu gözetilmeden İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2006 gün ve 2004/90 Esas, 2006/1058 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasasa aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin yazılması, TCK'nun 58/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki “ayrıca infazdan sonra takdiren 1 sene müddetle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin çıkartılması suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2005 tarihinde kesinleşen 2000/1386 Esas, 2003/262 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2 yıl 9 ay hapis cezasının daha ağır olduğu gözetilmeden İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2006 gün ve 2004/90 Esas, 2006/1058 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yasasa aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin yazılması, TCK'nun 58/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki “ayrıca infazdan sonra takdiren 1 sene müddetle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin çıkartılması suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.