‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9036 K.2013/47

Esas No: 2010/9036 · Karar No: 2013/47 · Karar Tarihi: 07.01.2013
Özet: Uyuşmazlık, motorlu araç tescil belgelerinde sahte muayene işlemleri yaparak ruhsatnamede sahtecilik suçundan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, sanığın eylemlerinin ayrı ve bağımsız suçlar oluşturduğunu belirterek, suça ilişkin zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürmüş ve mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Ruhsatnamede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya kapsamı ile UYAP üzerinden yapılan incelemede motorlu araç trafik tescil belgelerinin muayene bölümünde sahtecilik yapmak fiilinden cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası açılan sanığın, benzer suçlardan bir çok dosyasının bulunduğu, suça konu tescil belgelerinde araç sahipleri lehine sahte muayene işlemlerini yapmak için ilgililerle ayrı ayrı görüşüp anlaşarak gerçekleştirdiği sahtecilik eylemleri arasında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.11.2002 gün 209/379 sayılı kararında açıklandığı üzere subjektif bir bağlantı bulunmadığı gibi sanığın her defasında bir planın parçası olarak değil, aksine yenilenen kasıtla bu eylemleri gerçekleştirmesi nedeniyle bir suç işleme kararından sözedilemeyeceği cihetle, eylemlerinin birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğundan, tebliğnamedeki aksi düşünceye iştirak edilmemiş, karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin muayenenin yapıldığı belirtilen 08.11.2004 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “ruhsatnamede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 08.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?