Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/3271 K.2010/4607
Özet: İlk derece Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın arazisini beyan ederek gelir desteği aldığını ve 2.12.2002’de yürürlükte olan 765 ve 5237 sayılı TCK’deki dolandırıcılık hükümlerini ihlal ettiğini tespit ederek, 4.10.2012’de mahkumiyet kararını “bozmadı”; ancak 13.04.2010 tarihli yönetin kararına göre bu karar “bozularak, 1412 sayılı CMUK’ın 321. maddesi uyarınca, kazanılmış hakkı saklı tutularak, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereği yineletildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin haksız menfaatin sağlandığı 02.12.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın gerçekte arazisi olmadığı ve tarımsal faaliyette bulunmadığı halde arazi beyan edip doğrudan gelir desteği aldığının iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/7 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e maddelerinde öngörülen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturulup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin haksız menfaatin sağlandığı 02.12.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın gerçekte arazisi olmadığı ve tarımsal faaliyette bulunmadığı halde arazi beyan edip doğrudan gelir desteği aldığının iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/7 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e maddelerinde öngörülen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturulup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.