Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/2606 K.2012/3447
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2007’de şikâyetçinin kimlik belgesi ile telefon hattı bağlatma işlemi sırasında özel belgede sahtecilik suçu işlediği iddiasına dayanmaktadır; mahkeme, 765 sayılı TCK’nın 345. maddesine göre sanığı bir yıl hapis cezasıyla cezalandırdı ve ilgili kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 345. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair.
Sanığın yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip dosya incelenerek gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün mevzuu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık hakkında 25.12.2007 gün ve 2007/46277 sayılı iddianame ile şikâyetçiye ait nüfus cüzdanı ile Türk Telekom’a müracaat ederek şikâyetçinin adıyla kendi ev ve iş yerine telefon hatları bağlatmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçu işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.09.1999 gün, 137/146 ve 23.10.2001 gün, 226/227 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin, o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde de kabul edilemeyeceği ve esasen iddianamede açıklanan maddi olayın da sahtecilik suçunun işleniş biçimine ilişkin olduğunun anlaşılmasına ve dolandırıcılık suçundan açılmış bir davada bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği, sözleşmelerin yapıldığı 05.01.2004 ve 22.01.2004 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 345. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair.
Sanığın yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip dosya incelenerek gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün mevzuu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık hakkında 25.12.2007 gün ve 2007/46277 sayılı iddianame ile şikâyetçiye ait nüfus cüzdanı ile Türk Telekom’a müracaat ederek şikâyetçinin adıyla kendi ev ve iş yerine telefon hatları bağlatmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçu işlediğinden bahisle kamu davasının açıldığı, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.09.1999 gün, 137/146 ve 23.10.2001 gün, 226/227 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesinin, o olay hakkında da dava açıldığı şeklinde de kabul edilemeyeceği ve esasen iddianamede açıklanan maddi olayın da sahtecilik suçunun işleniş biçimine ilişkin olduğunun anlaşılmasına ve dolandırıcılık suçundan açılmış bir davada bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği, sözleşmelerin yapıldığı 05.01.2004 ve 22.01.2004 tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.