Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/1568 K.2012/1160
Özet: Anasaygını, Asliye Ceza Mahkemesi'nin 5237 sayılı TCK’nun 206, 62, 52. maddeleri ile 54/4. maddesi gereğince 1.000‑YTL adli para cezası ve taksit uygulanarak, 2002/443 ve 2002/477 dosyalarında satılan eşin kimlik belgesini ibraz ederek haczin engellenmesinden dolayı açılan kamu davasını kabul etmektedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 206, 62, 52. maddeleri gereğince 1.000- YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, 54/4. maddesi gereğince taksit uygulanması,
07.5.2002 günlü iddianame içeriğine göre sanık hakkında, nikahlı eşi aleyhine 2002/443 ve 2002/477 esas sayılı dosyalar üzerinden yapılan icra takiplerinde hacze gelindiği sırada kızlık soyadının bulunduğu nüfus cüzdanını ibraz edip, borçluyu tanımadığı, kendilerinin yeni taşındığını beyan ederek 2002/443 ve 2002/477 esas sayılı iki ayrı dosyada haczin yapılmasını engellemesinden dolayı kamu davası açıldığı ve mahkemenin kabulü de bu yönde olduğu halde, sadece bir eylemden dolayı hüküm kurulması karşısında; diğer eylem hakkında her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılması olanaklı olup suç vasfına yönelik aleyhe bir temyiz bulunmadığı cihetle 1412 sayılı CMUK'nun 5219 sayılı Yasayla değişik 305. maddesi uyarınca tür ve miktarı itibariyle kararın kesin olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 305 ve 317. maddeleri gereğince REDDİNE, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 206, 62, 52. maddeleri gereğince 1.000- YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, 54/4. maddesi gereğince taksit uygulanması,
07.5.2002 günlü iddianame içeriğine göre sanık hakkında, nikahlı eşi aleyhine 2002/443 ve 2002/477 esas sayılı dosyalar üzerinden yapılan icra takiplerinde hacze gelindiği sırada kızlık soyadının bulunduğu nüfus cüzdanını ibraz edip, borçluyu tanımadığı, kendilerinin yeni taşındığını beyan ederek 2002/443 ve 2002/477 esas sayılı iki ayrı dosyada haczin yapılmasını engellemesinden dolayı kamu davası açıldığı ve mahkemenin kabulü de bu yönde olduğu halde, sadece bir eylemden dolayı hüküm kurulması karşısında; diğer eylem hakkında her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılması olanaklı olup suç vasfına yönelik aleyhe bir temyiz bulunmadığı cihetle 1412 sayılı CMUK'nun 5219 sayılı Yasayla değişik 305. maddesi uyarınca tür ve miktarı itibariyle kararın kesin olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 305 ve 317. maddeleri gereğince REDDİNE, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.