Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/14397 K.2011/2864
Özet: (1) Mahkeme, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği suçlamasıyla ilgili temyiz itirazlarını ve zamanaşımı nedeniyle mahkumiyetin iptali konusunu ele aldı. (2) Tüm temyiz itirazları kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetleri bozuldu ve kamu davası düşürüldü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM:
1- Sanık ...: Beraat
2- Sanık ..., Sanık...: 765 s.y.nın 342/1 maddesine göre mahkumiyet
I-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen sekiz yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 12.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar... ve ... hakkında verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1-Mahkemece, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.4.2006 gün ve 2004/7117 Esas ve 2006/3689 sayılı Bozma Kararına uyulmasına karar verildiği halde, sanık...’in sorgusunun görevsizlik kararı okunmadan yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”nın takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM:
1- Sanık ...: Beraat
2- Sanık ..., Sanık...: 765 s.y.nın 342/1 maddesine göre mahkumiyet
I-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen sekiz yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 12.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar... ve ... hakkında verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1-Mahkemece, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.4.2006 gün ve 2004/7117 Esas ve 2006/3689 sayılı Bozma Kararına uyulmasına karar verildiği halde, sanık...’in sorgusunun görevsizlik kararı okunmadan yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”nın takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.