Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/9486 K.2011/23917
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte ikametgah belgesi düzenleyip kullanmak suçundan dolayı yargılanması ve temyiz itirazlarının değerlendirilmesi konusundaki idari ve ceza hukuku çerçevesinde ortaya çıktı; mahkeme, sanığın 17.11.2008’de vefat ettiğini tespit ederek temyiz itirazlarını yerinde görmüş ve kamu davasını 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca düşürmüştür. Sonuç olarak, mahkeme 765 sayılı TCK’nın 356, 647 sayılı K. nun 4 maddesi gereğince 990,00 YTL adli para cezası hükmünü sürdürmüş ve sanığın temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte ikametgah ilmuhaberi düzenleyip kullanmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 356, 647 sayılı K. nun 4 maddesi gereğince 990,00 YTL adli para cezası
I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın, hükümden sonra 17.11.2008 tarihinde vefat ettiği, UYAP sisteminden alınan 22.12.2011 tarihli nüfus kaydından anlaşıldığından sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeple 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak 17.11.2008 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının, 5237 sayılı TCK'nun 64 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte ikametgah belgesini kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte ikametgah ilmuhaberi düzenleyip kullanmak
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 356, 647 sayılı K. nun 4 maddesi gereğince 990,00 YTL adli para cezası
I-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın, hükümden sonra 17.11.2008 tarihinde vefat ettiği, UYAP sisteminden alınan 22.12.2011 tarihli nüfus kaydından anlaşıldığından sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeple 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak 17.11.2008 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının, 5237 sayılı TCK'nun 64 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte ikametgah belgesini kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 04.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.