Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/7176 K.2012/1161
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kredi kartını kötüye kullanarak haksız kazanç elde etmesi ve bu eylemin suç teşkil edip etmeyeceği konusundaki yargı kararıdır; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 245/1. maddesi uyarınca sanığı 3 yıl hapis cezasına çarptırmış ve hak yoksunluğu ile vekalet ücreti ödemesini emrederek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kredi kartını kötüye kullanmak
HÜKÜM: TCK.nun 245/1, 53, 71. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, hak yoksunluğu, vekalet ücreti
5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesi gereğince hapis cezası yanında sanığa adli para cezası da tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
1-Katılanın, kredi kartını garsona verdiğini ve sliple birlikte kartın geriye garson tarafından getirildiğini, sanığın da garsonun ... isimli kişi olduğunu kendisinin olay anında restorantta olmadığını beyan etmesi karşısında katılan tarafından kartın verildiği garson ve işyerinde kredi kartından çekim yapan yetkilinin kimliklerinin ve adreslerinin tespiti ile tanık olarak beyanlarına başvurulmaması,
2-Hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın hükümden sonra verdiği 25.03.2011 tarihli dilekçesinde zararın hükümden önce tamamen ödendiğini belirtmesi, sanık ve müdafiinin duruşmalarda zararın kısmen de olsa giderildiğini beyan etmeleri ve bu konunun katılan ile vekiline sorulup tespit edilmemesi karşısında; zararın tazmin edilip edilmediği edilmişse ne zaman edildiği araştırılıp kısmi ödeme halinde dahi mağdurun muvaffakati ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kredi kartını kötüye kullanmak
HÜKÜM: TCK.nun 245/1, 53, 71. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, hak yoksunluğu, vekalet ücreti
5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesi gereğince hapis cezası yanında sanığa adli para cezası da tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
1-Katılanın, kredi kartını garsona verdiğini ve sliple birlikte kartın geriye garson tarafından getirildiğini, sanığın da garsonun ... isimli kişi olduğunu kendisinin olay anında restorantta olmadığını beyan etmesi karşısında katılan tarafından kartın verildiği garson ve işyerinde kredi kartından çekim yapan yetkilinin kimliklerinin ve adreslerinin tespiti ile tanık olarak beyanlarına başvurulmaması,
2-Hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın hükümden sonra verdiği 25.03.2011 tarihli dilekçesinde zararın hükümden önce tamamen ödendiğini belirtmesi, sanık ve müdafiinin duruşmalarda zararın kısmen de olsa giderildiğini beyan etmeleri ve bu konunun katılan ile vekiline sorulup tespit edilmemesi karşısında; zararın tazmin edilip edilmediği edilmişse ne zaman edildiği araştırılıp kısmi ödeme halinde dahi mağdurun muvaffakati ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.