Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/3396 K.2012/16146
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçlarından mahkum edilmesine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, 5237 sayılı Yasa’nın ilgili maddelerine göre sanığı 1 yıl 8 ay hapis ile 2 yıl 6 ay hapis ve 400 YTL apc cezasına çarptıran kararını bozarak, aynı suçlar için yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen şekilde hükmü değiştirip onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: 1-5237 sayılı Yasanın 204/1, 62/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-5237 sayılı Yasanın 245/2, 62/1 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis ve 400 YTL apc ile cezalandırılmasına
I-Sanık ve müdafiinin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan ceza miktarı itibari ile hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve yapılan tahrifatın aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılıp denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b- Sanığın adli sicil kaydında mevcut mahkumiyetinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçuna ilişkin olup 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 191. maddesi uyarınca hüküm verilmeden önce tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceğinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılması durumunda da davanın düşürüleceğinin öngörülmesi karşısında ilgili ilam örneği getirtilip anılan Yasa uyarınca uyarlama yapılıp yapılmadığının tespiti ile de kaydın adli sicilden silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: 1-5237 sayılı Yasanın 204/1, 62/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-5237 sayılı Yasanın 245/2, 62/1 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis ve 400 YTL apc ile cezalandırılmasına
I-Sanık ve müdafiinin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan ceza miktarı itibari ile hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve yapılan tahrifatın aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılıp denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b- Sanığın adli sicil kaydında mevcut mahkumiyetinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçuna ilişkin olup 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nun 191. maddesi uyarınca hüküm verilmeden önce tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceğinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılması durumunda da davanın düşürüleceğinin öngörülmesi karşısında ilgili ilam örneği getirtilip anılan Yasa uyarınca uyarlama yapılıp yapılmadığının tespiti ile de kaydın adli sicilden silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.