Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/22192 K.2012/4087
Özet: (1) Sanığın hırsızlık suçundan yakalandığında, gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullanarak resmi mercilere yalan beyanda bulunması; (2) Mahkeme, bu eylemin 765 sayılı TCK’nın 343/1 maddesine ve ilgili kanunlara uygun olarak 900 YTL adli para cezası (APC) ile cezalandırılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1, 5 maddeleri uyarınca 900 YTL APC
Sanığın, hırsızlık suçundan yakalandığında, gerçekte var olan bir kişinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle kendi kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminin, yalan beyan sonucunda düzenlenen resmi belgenin adli işlere müteallik olması nedeniyle 765 sayılı TCY.nın 343. maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı maddenin 1. fıkrası ile uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından, aynı eylemin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden, bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişiye ait olması durumunda uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesi ile lehe Yasa karşılaştırması yapılması isabetsizliği, belirtilen maddede öngörülen ceza miktarı ve aynı Yasanın 269. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetildiğinde, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgelenin düzenlenmesinde memura yalan beyanda bulunmak” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 343/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1, 5 maddeleri uyarınca 900 YTL APC
Sanığın, hırsızlık suçundan yakalandığında, gerçekte var olan bir kişinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle kendi kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminin, yalan beyan sonucunda düzenlenen resmi belgenin adli işlere müteallik olması nedeniyle 765 sayılı TCY.nın 343. maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı maddenin 1. fıkrası ile uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından, aynı eylemin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden, bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişiye ait olması durumunda uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesi ile lehe Yasa karşılaştırması yapılması isabetsizliği, belirtilen maddede öngörülen ceza miktarı ve aynı Yasanın 269. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetildiğinde, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgelenin düzenlenmesinde memura yalan beyanda bulunmak” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.