Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/20951 K.2012/1586
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık soruşturması sırasında kendisini farklı bir isimle tanıtarak yazılı yalan beyanda bulunmuş olmasıdır; mahkeme, bu eylemin 5237 sayılı TCK’nın 206 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına tabi olduğunu belirterek sanığı suçlu bulmuştur. Mahkemenin sonucu olarak, sanığa 2 ay 15 gün hapis cezası verildiği ve kararın ilgili kanun hükümleri çerçevesinde kesinleştiği hükmü verilmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma,
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 206, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası,
1-Sanığın hırsızlık suçundan hakkında yürütülen soruşturma sırasında, ismini ... olarak beyan ettiğinin iddia olunmasına, dosya arasında mevcut İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.02.2006 gün ve 2006/98 sayılı tutuklama müzekkeresinin de bu isme göre düzenlenip, sanığın aşamalarda kimlik bilgilerini kullandığı ...’nın teyzesinin kızı olduğunu savunmasına göre; sanığın ... isminde teyzesinin kızı bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 267/1. maddesindeki iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yargılamaya devamla yazılı şekilde yalan beyanda bulunmak suçundan hüküm tesisi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde kararın CMK’na göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde CMK.nun 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği nazara alınmadan iddia, savunma, delillerin tartışılması ve gerekçe bölümlerinden yoksun karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün belirtilen sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma,
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nun 206, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası,
1-Sanığın hırsızlık suçundan hakkında yürütülen soruşturma sırasında, ismini ... olarak beyan ettiğinin iddia olunmasına, dosya arasında mevcut İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.02.2006 gün ve 2006/98 sayılı tutuklama müzekkeresinin de bu isme göre düzenlenip, sanığın aşamalarda kimlik bilgilerini kullandığı ...’nın teyzesinin kızı olduğunu savunmasına göre; sanığın ... isminde teyzesinin kızı bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 267/1. maddesindeki iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yargılamaya devamla yazılı şekilde yalan beyanda bulunmak suçundan hüküm tesisi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde kararın CMK’na göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde CMK.nun 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği nazara alınmadan iddia, savunma, delillerin tartışılması ve gerekçe bölümlerinden yoksun karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün belirtilen sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.