Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/9318 K.2011/23017
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın sahte alım‑satım sözleşmesi düzenleyerek araç tescilini yapmaya çalışmasıyla ilgili resmi belge sahteciliği suçunu içeriyor; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK’da öngörülen kesintili dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasını düşürerek yargılamayı sonlandırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: TCK 204/1-3, 62, 53/1 maddeleri gereğince; 2 yıl 6 ay hapis ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına.
Trafik müşavirliği yapan sanık ...'ın ... plakalı aracın alıcısı ve satıcısından haricen yapılmış olan araç satım işinin noterde resmiyete dökülerek trafiğe işlenmesi için gerçek vekaletname aldığı, ancak bu vekaletname ile aracın noterde devrini yaptırarak trafiğe tescil ettirmeyi ihmal ettiği, araya yeniyılın girmesi nedeniyle artan vergileri ödemekten kaçmak amacıyla noterde düzenlenmiş gibi geçmiş tarihli sahte alım-satım sözleşmesi düzenleyerek aracı trafiğe tescil ettirmeye çalıştığının anlaşılması karşısında; sanığın gerçekte var olan araç alım satımını resmileştirme saiki ile eylemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından eyleminin suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 347. maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığın eylemlerine uyan suçun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 15.01.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: TCK 204/1-3, 62, 53/1 maddeleri gereğince; 2 yıl 6 ay hapis ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına.
Trafik müşavirliği yapan sanık ...'ın ... plakalı aracın alıcısı ve satıcısından haricen yapılmış olan araç satım işinin noterde resmiyete dökülerek trafiğe işlenmesi için gerçek vekaletname aldığı, ancak bu vekaletname ile aracın noterde devrini yaptırarak trafiğe tescil ettirmeyi ihmal ettiği, araya yeniyılın girmesi nedeniyle artan vergileri ödemekten kaçmak amacıyla noterde düzenlenmiş gibi geçmiş tarihli sahte alım-satım sözleşmesi düzenleyerek aracı trafiğe tescil ettirmeye çalıştığının anlaşılması karşısında; sanığın gerçekte var olan araç alım satımını resmileştirme saiki ile eylemi gerçekleştirdiği anlaşıldığından eyleminin suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 347. maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığın eylemlerine uyan suçun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 15.01.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.