‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/12800 K.2012/2021

Esas No: 2008/12800 · Karar No: 2012/2021 · Karar Tarihi: 22.02.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların sahtecilik, dolandırıcılık ve görevi ihmal suçlarından dolayı yargılanmasıyla ilgili; (2) Mahkeme, sanıklara hapis (en fazla 2 yıl 6 ay), adli para cezaları ve hak yoksunlukları öngörerek kararını bozma ve yeniden yargılama gerektirmeyen düzeltmelerle hükmü sürdürdü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik, Dolandırıcılık, Görevi İhmal

HÜKÜM:
1- Sanık ...: 765 sayılı Kanunun 230, 59/2, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri gereği erteli 300.00 YTL adli para cezası
2- Sanık ...: a-765 sayılı Kanunun 342/1, 80, 59/2. maddeleri gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis,
b-5237 sayılı Kanunun 157, 62, 53/1-a, b, c, d, e maddeleri gereği 10 ay hapis 320.00 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu (katılan ...'a yönelik eylem nedeni ile)
c-5237 sayılı Kanunun 157, 62, 53/1-a, b, c, d, e maddeleri gereği 10 ay hapis, 320.00 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu (katılan ...'a yönelik eylem nedeni ile)
3- Sanık ...: a) 5237 sayılı Kanunun 204/1, 3, 53/1-a, b, c, d, e maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis, hak yoksunluğu
b) 765 sayılı Kanunun 342/1,80,59/2. maddeleri gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis
c) 5237 sayılı Kanunun 57, 62, 53/1-a, b, c, d, e maddeleri gereği 10 ay hapis, 320.00 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu (katılan ...'a yönelik eylem nedeni ile)
d) 5237 sayılı Kanunun 157, 62, 53/1-a, b, c, d, e maddeleri gereği 10 ay hapis, 500.00 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu (katılan ...'a yönelik eylem nedeni ile)
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'a yüklenen görevi ihmal, sanıklar ... ile ...'e yüklenendolandırıcılık suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ile ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... hakkında “sahte vekaletname düzenletip kullanmak” suçundan kurulan hükme yönelik olarak müdafiinin temyizine gelince:

5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü gereği karşılaştırma yapılmamışsa da 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümler içermesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin delillerin yetersiz olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine“5237 sayılı TCK. nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan anılan sanık hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında “sahte çekler düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin delillerin yetersiz olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
a) Sanıkların her bir katılana değişik zamanlarda verdikleri sahte çeklerin birbirinden bağımsız ve ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturacağı gözetilmeden teselsül eden tek suç kabulüyle eksik ceza tayini,
b) Kabule göre de; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti ve müteakiben cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin tedbir, erteleme ve hapis cezasının yasal sonucu olarak belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hususları düzenleyen 647 sayılı Yasa, 765 sayılı Yasanın anılan konuya ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı Yasanın 50 ve devam eden maddelerinin karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün denetime olanak verecek şekilde gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak ve denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı,
c) Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?