Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/1219 K.2011/1647
Özet: Uyuşmazlık: Sanığın dolandırıcılık (sahte belge yapımı) ve memurun resmi belgede sahteciliği suçlarından hüküm giymesi; Mahkeme: 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK hükümleri çerçevesinde sanığa toplamda 2 yıl 1 ay hapis, 820 YTL adli para cezası ve 2 yıl 11 ay hapis cezası vererek kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık- Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK 158/1-e, 43, 62, 53/1 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis, 820 YTL adli para cezası,
765 sayılı TCK 339/1, 80, 59, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası.
1-“Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sağlanan haksız menfaat miktarı nazara alınarak 765 sayılı TCK.nun aleyhe hükümler içerdiğinin kabul olunmasına karşın 5237 sayılı TCK.nun 3 ve 61. madde hükümleri nazara alınmadan hapis cezasının alt sınırdan hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “ 53/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53 maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendine yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-“Memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
Suçların işlendiği tarihlerde Göztepe Eğitim Hastanesinde şoför olan sanığın hastaların sevkinde kullanılan araçların giderlerini sahte fatura temin ederek fazla gösterip avans kapama belgeleri düzenleyerek yüklenen sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunmasına karşın dosya arasında mevcut suça konu belgelerin sanık tarafından düzenlendikten sonra adı geçen Hastahane’nin muhasebe servisi ve Hastahane Müdürlüğü yetkililerince de onaylandıktan sonra sonuç almaya elverişli belge halini aldığı, soruşturma raporu ve dosya kapsamından suça konu belgelerde imzası bulunan diğer yetkililerin sanığın fiiline iştirak iradesiyle katıldığına ilişkin iddia ve kanıt da bulunmadığı gibi sanığın suç tarihi itibariyle TCK.nu kapsamında memur olmadığı anlaşılmakla; sanığın dosya içeriğine uygun sübutu kabul edilen fiilini suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1,80,59(5237 sayılı TCK.nun 204/1,43,62) madde ve fıkrası kapsamında memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık- Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK 158/1-e, 43, 62, 53/1 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis, 820 YTL adli para cezası,
765 sayılı TCK 339/1, 80, 59, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası.
1-“Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sağlanan haksız menfaat miktarı nazara alınarak 765 sayılı TCK.nun aleyhe hükümler içerdiğinin kabul olunmasına karşın 5237 sayılı TCK.nun 3 ve 61. madde hükümleri nazara alınmadan hapis cezasının alt sınırdan hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme, anılan fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “ 53/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53 maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendine yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-“Memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
Suçların işlendiği tarihlerde Göztepe Eğitim Hastanesinde şoför olan sanığın hastaların sevkinde kullanılan araçların giderlerini sahte fatura temin ederek fazla gösterip avans kapama belgeleri düzenleyerek yüklenen sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunmasına karşın dosya arasında mevcut suça konu belgelerin sanık tarafından düzenlendikten sonra adı geçen Hastahane’nin muhasebe servisi ve Hastahane Müdürlüğü yetkililerince de onaylandıktan sonra sonuç almaya elverişli belge halini aldığı, soruşturma raporu ve dosya kapsamından suça konu belgelerde imzası bulunan diğer yetkililerin sanığın fiiline iştirak iradesiyle katıldığına ilişkin iddia ve kanıt da bulunmadığı gibi sanığın suç tarihi itibariyle TCK.nu kapsamında memur olmadığı anlaşılmakla; sanığın dosya içeriğine uygun sübutu kabul edilen fiilini suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1,80,59(5237 sayılı TCK.nun 204/1,43,62) madde ve fıkrası kapsamında memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.