Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/6976 K.2010/4340
Özet: Uyuşmazlık, hazine vekili ve Ömer Çakmak vekilinin dolandırıcılık ve 2279 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dolayı verilen beraat kararlarına karşı açtıkları temyiz talepleridir. Mahkeme, bu temyiz taleplerini reddederek, ilgili cezaların zamanaşımı nedeniyle davaları ortadan kaldırmış ve kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık ve 2279 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Beraat
I-Şikayetçi hazine vekilinin yüklenen dolandırıcılık ve şikayetçi Ömer Çakmak vekilinin 2279 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından doğrudan doğruya zararlarının bulunmaması nedeniyle kamu davalarına müdahale etmek hakları olmadığı, usulsüz verilen müdahale kararları hukuken geçersiz olup hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermediğinden, dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik şikayetçi hazine vekilinin ve 2279 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen beraat kararına yönelik şikayetçi vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık hakkında 2279 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen beraat kararına yönelik müdahil hazine vekilinin ve dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2279 sayılı Yasaya muhalefet ve dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan savunmasının alındığı 07.06.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık ve 2279 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Beraat
I-Şikayetçi hazine vekilinin yüklenen dolandırıcılık ve şikayetçi Ömer Çakmak vekilinin 2279 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından doğrudan doğruya zararlarının bulunmaması nedeniyle kamu davalarına müdahale etmek hakları olmadığı, usulsüz verilen müdahale kararları hukuken geçersiz olup hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermediğinden, dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik şikayetçi hazine vekilinin ve 2279 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen beraat kararına yönelik şikayetçi vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık hakkında 2279 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen beraat kararına yönelik müdahil hazine vekilinin ve dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2279 sayılı Yasaya muhalefet ve dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan savunmasının alındığı 07.06.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.