Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/7115 K.2010/11066
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların kamu kurumlarına yönelik dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından dolayı verilen beraat hükmüne karşı katılan vekilin temyiz talebidir; mahkeme, zamanaşımı nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek sanıkların davalarını ortadan kaldırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz talebinin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.11.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz talebinin incelenmesinde;
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen 20.10.2004 tarihli bilirkişi raporu ile tanıklar ve. tarafından düzenlenen inceleme raporunda gerçeğe aykırı olarak düzenlenen hak ediş raporları nedeniyle fazla ödeme yapıldığı iddia edilmesine rağmen, tanıkların duruşmalardaki ifadelerinde söz konusu dava ile ilgili olarak tespit edilen fiili zarar bulunmadığının belirtilmesi, mahkemenin kararına gerekçe olarak gösterdiği İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/425 E. 2006/315 K. sayılı dosyasının henüz kesinleşmemiş olası karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, inceleme raporunda zarar mevcut olduğunu beyan etmelerine rağmen duruşmada aksini söyleyen tanıklar ile ’ın ifadeleri arasındaki çelişki giderilip, hakediş raporlarında belirtilen işin projeye uygun ve belirtilen miktarlarda yapılıp yapılmadığı, fazla ödemenin olup olmadığının belirlenmesi açısından bilirkişi raporu aldırılıp, hükme esas alınan Dairemizin 2010/10960 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/425 E. 2006/315 K. sayılı dosyası getirtilip incelenerek birleştirme olanağının bulunması halinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde bu dava ile ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz talebinin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.11.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Katılan vekilinin sanıklar hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz talebinin incelenmesinde;
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen 20.10.2004 tarihli bilirkişi raporu ile tanıklar ve. tarafından düzenlenen inceleme raporunda gerçeğe aykırı olarak düzenlenen hak ediş raporları nedeniyle fazla ödeme yapıldığı iddia edilmesine rağmen, tanıkların duruşmalardaki ifadelerinde söz konusu dava ile ilgili olarak tespit edilen fiili zarar bulunmadığının belirtilmesi, mahkemenin kararına gerekçe olarak gösterdiği İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/425 E. 2006/315 K. sayılı dosyasının henüz kesinleşmemiş olası karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, inceleme raporunda zarar mevcut olduğunu beyan etmelerine rağmen duruşmada aksini söyleyen tanıklar ile ’ın ifadeleri arasındaki çelişki giderilip, hakediş raporlarında belirtilen işin projeye uygun ve belirtilen miktarlarda yapılıp yapılmadığı, fazla ödemenin olup olmadığının belirlenmesi açısından bilirkişi raporu aldırılıp, hükme esas alınan Dairemizin 2010/10960 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/425 E. 2006/315 K. sayılı dosyası getirtilip incelenerek birleştirme olanağının bulunması halinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde bu dava ile ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.