Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/2985 K.2010/30
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte ilmuhaber kullanmak ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; mahkeme, bu itirazların yerinde görülüp, ilgili kanun hükümleri çerçevesinde kararın bozulmasını ve yeniden yargılama gerektirmeden hükmün ortadan kaldırılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM: 1-Sahtecilik suçundan; Beraat
2-Dolandırıcılık suçundan; 765 Sayılı TCK.nun 504/7, 61, 522, 59, 647 S.Y.nın 4 ve 765 S. TCK.nun 72. mad.ce 625 YTL A.P.C.nın 647 S.Y.nın 6. mad.ce ertelenmesine
1-Katılan vekilinin sanık hakkında sahte ilmuhaber kullanmak suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanık hakkında “sahte ilmuhaber kullanmak ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilen 27.05.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Sanık müdafii ile katılan vekilinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM: 1-Sahtecilik suçundan; Beraat
2-Dolandırıcılık suçundan; 765 Sayılı TCK.nun 504/7, 61, 522, 59, 647 S.Y.nın 4 ve 765 S. TCK.nun 72. mad.ce 625 YTL A.P.C.nın 647 S.Y.nın 6. mad.ce ertelenmesine
1-Katılan vekilinin sanık hakkında sahte ilmuhaber kullanmak suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanık hakkında “sahte ilmuhaber kullanmak ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilen 27.05.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Sanık müdafii ile katılan vekilinin sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.