Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/2356 K.2010/514
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın Kuşadası Belediyesi Huzurevi çatısındaki alüminyum kaplamaları sökme ve aynı kimlik bilgilerini kullanarak otomobilden hırsızlık suçlarıyla ilgili iki ayrı fiilinin tek bir suçu oluşturup oluşturmadığıdır. Mahkeme, her iki fiilin ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini kabul ederek sanığa 1.100,00 YTL adli para cezası ve erteleme hükmünü uygulamış, kararını oybirliğiyle onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişi Hüviyet veya Sıfatına İlişkin Yalan Beyanda Bulunma
HÜKÜM: Sanığın 765 sayılı TCY.'nın 343/2,55/359, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. madde ve fıkraları gereğince sonuç olarak 1.100.00 YTL adli para cezasına ve ertelemeye ilişkin.
Sanığın 17.3.2004 tarihinde Kuşadası Belediyesi Huzurevi çatısındaki alüminyum kaplamaları sökme suçu nedeniyle yapılan soruşturma sırasında gerçekte var olan ...’nın kimlik bilgilerini kullanarak adı geçen hakkında dava açılmasına neden olduğu yine 14.7.2004 tarihinde müştekisi belli olmayan otomobilden hırsızlık suçunu işlemesi nedeniyle yapılan soruşturma sırasında aynı kişinin kimlik bilgilerini kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında, suç tarihleri de nazara alındığında iki ayrı fiilinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken her iki soruşturmada da aynı kişiye ait kimlik bilgilerinin kullandığından bahisle tek suç kabul edilerek hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 765 sayılı TCK.nun 285. maddesinin unsurları oluşmayıp hükmün gerekçe bölümünde sanığın eyleminin 5237 sayılı yasanın 267/1. maddesindeki iftira suçunu oluşturacağı, 765 sayılı TCK.nundaki karşılığının 343/2. madde ve fıkradaki suçu oluşturup, 5237 sayılı yasadaki cezanın alt sınırı ile anılan yasadaki paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin açıkça sanık aleyhine olduğunu kabul eden mahkemenin taktirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, hükmün açıklanmama gerekçeleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmü ONANMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişi Hüviyet veya Sıfatına İlişkin Yalan Beyanda Bulunma
HÜKÜM: Sanığın 765 sayılı TCY.'nın 343/2,55/359, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. madde ve fıkraları gereğince sonuç olarak 1.100.00 YTL adli para cezasına ve ertelemeye ilişkin.
Sanığın 17.3.2004 tarihinde Kuşadası Belediyesi Huzurevi çatısındaki alüminyum kaplamaları sökme suçu nedeniyle yapılan soruşturma sırasında gerçekte var olan ...’nın kimlik bilgilerini kullanarak adı geçen hakkında dava açılmasına neden olduğu yine 14.7.2004 tarihinde müştekisi belli olmayan otomobilden hırsızlık suçunu işlemesi nedeniyle yapılan soruşturma sırasında aynı kişinin kimlik bilgilerini kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında, suç tarihleri de nazara alındığında iki ayrı fiilinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken her iki soruşturmada da aynı kişiye ait kimlik bilgilerinin kullandığından bahisle tek suç kabul edilerek hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 765 sayılı TCK.nun 285. maddesinin unsurları oluşmayıp hükmün gerekçe bölümünde sanığın eyleminin 5237 sayılı yasanın 267/1. maddesindeki iftira suçunu oluşturacağı, 765 sayılı TCK.nundaki karşılığının 343/2. madde ve fıkradaki suçu oluşturup, 5237 sayılı yasadaki cezanın alt sınırı ile anılan yasadaki paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin açıkça sanık aleyhine olduğunu kabul eden mahkemenin taktirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, hükmün açıklanmama gerekçeleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmü ONANMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.