Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2007/1893 K.2010/898
Özet: Uyuşmazlık konusu, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların yargılanmasıdır. Mahkeme, dolandırıcılık davalarını zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırırken, sahtecilik suçundan ilgili sanığı beraat ettirmiş ve başka sanığa 2 yıl 11 ay hapis cezası öngörmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM: ...: 1-Dolandırcılık suçundan, 765 Sayılı TCK 102/4, 104/2 maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan davanın ortadan kaldırılması,
2- Sahtecilik suçundan, sanık ...'in beraatine, sanık ...'in, 765 sayılı TCK 342/1,80, 59, maddeleri gereğince, 2 yıl 11 ay hapis,
3- Mükerrer açılan 2001/496 ve 2000/64 esas sayılı davaların CMK.223/7 maddesi greğince reddi..., ...: 1-Dolandırcılık suçundan, 765 Sayılı TCK 102/4, 104/2 maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan davanın ortadan kaldırılması,
2- Sahtecilik suçundan, sanık ...'in beraatine, sanık ...'in, 765 sayılı TCK 342/1,80, 59, maddeleri gereğince, 2 yıl 11 ay hapis,
3- Mükerrer açılan 2001/496 ve 2000/64 esas sayılı davaların CMK.223/7 maddesi greğince reddi...
Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda, katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedildiği halde gerekçeli kararda bulunmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I-Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanık ... hakkındaki mahkümiyet, dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkındaki zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırma, birleştirilen davaların reddi kararlarına yönelik katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
-2-
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 08.11.2000 sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, aynı sanıklar hakkında, aynı suç tarihlerindeki olaylar nedeniyle açılan kamu davalarının mükerrer dava olup bu davaların reddi gerektiği, sanık ...’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilip incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, anılan suçlarla ilgili hükümlerin ONANMASINA,
II-Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, sanığın sahte olarak düzenlediği iddia ve kabul olunan resmi belgenin düzenlenmesi ile suç oluşacağından, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 08.11.2000 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM: ...: 1-Dolandırcılık suçundan, 765 Sayılı TCK 102/4, 104/2 maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan davanın ortadan kaldırılması,
2- Sahtecilik suçundan, sanık ...'in beraatine, sanık ...'in, 765 sayılı TCK 342/1,80, 59, maddeleri gereğince, 2 yıl 11 ay hapis,
3- Mükerrer açılan 2001/496 ve 2000/64 esas sayılı davaların CMK.223/7 maddesi greğince reddi..., ...: 1-Dolandırcılık suçundan, 765 Sayılı TCK 102/4, 104/2 maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan davanın ortadan kaldırılması,
2- Sahtecilik suçundan, sanık ...'in beraatine, sanık ...'in, 765 sayılı TCK 342/1,80, 59, maddeleri gereğince, 2 yıl 11 ay hapis,
3- Mükerrer açılan 2001/496 ve 2000/64 esas sayılı davaların CMK.223/7 maddesi greğince reddi...
Sanık müdafiinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda, katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedildiği halde gerekçeli kararda bulunmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I-Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanık ... hakkındaki mahkümiyet, dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkındaki zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırma, birleştirilen davaların reddi kararlarına yönelik katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
-2-
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 08.11.2000 sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, aynı sanıklar hakkında, aynı suç tarihlerindeki olaylar nedeniyle açılan kamu davalarının mükerrer dava olup bu davaların reddi gerektiği, sanık ...’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilip incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, anılan suçlarla ilgili hükümlerin ONANMASINA,
II-Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, sanığın sahte olarak düzenlediği iddia ve kabul olunan resmi belgenin düzenlenmesi ile suç oluşacağından, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 08.11.2000 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.