‹ Ana sayfa
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/5853 K.2012/10107

Esas No: 2011/5853 · Karar No: 2012/10107 · Karar Tarihi: 31.05.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu sigortalının çocuğuna yapılan tedavi giderlerinin tahsil edilmesi için başlatılan takibe ilişkin zamanaşımı itirazıdır; (2) Mahkeme, bu itirazı kabul ederek temyiz kararını bozmuş ve 31.05.2012 tarihli oybirliği kararıyla davayı yeniden değerlendirmeye yönlendirmiştir.
Mahkemesi: İş Mahkemesi
No:867-89

Dava, trafik kazası sonucu sigortalının hak sahibi çocuğuna yapılan tedavi gideri masrafının tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 39. maddesidir. Anılan madde “kasdı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebebolan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir.” hükmünü içermektedir.

Sorumluluğunun temelini haksız fiil teşkil ettiğinden, zaman aşımı süresinin Borçlar Kanunu’nun 60. maddesine göre belirlenmesi gerekir ise de; zararlandırıcı sigorta olayı trafik kazası olduğu için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesinin “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” hükmü gereği, eldeki davada zamanaşımı süresi faile ve zarara ıttıla tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükârda olay tarihinden itibaren 10 yıldır. Zamanaşımının başlangıcı zarara ve faile ıttıla tarihidir. Bu çerçevede Kurumun zararı öğrendiği tarih, gelirler yönünden onay, masraflar bakımından ödeme tarihleri olup, faile ıttıla tarihi ise; kural olarak Kurum müfettişi raporunun yetkili birime sunulduğu tarihtir. Ancak, davalı hakkında ceza mahkemesinde mahkumiyet kararı mevcutsa, yukarıda belirtilen tarihten sonraki bir tarihe ait olmak kaydıyla ceza kararının kesinleştiği tarihtir.

Somut olayda, ceza dosyasında davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, kararın 18.05.2009 tarihinde kesinleştiği, kazanın 2.10.2001 tarihinde vukubulduğu, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinin 2001 yılı 12. ayda ödendiği, takibin 02.06.2010 tarihinde başlatıldığı, Mahkemece, zamanaşımı tarihinin 2001 yılına göre belirlenmesi gerektiğinden bahisle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yukarıda belirtilen yasal hükümler çerçevesinde davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi gerekirken, faile ıttıla tarihi araştırılıp irdelenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?