Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2013/13296 K.2018/4535
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin sanık üzerinde yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereği tebligatın doğru adresin yerine yanlış adresle yapılmasından dolayı hukuka aykırılık bulunduğunu tespit ederek hükmün BOZULMASINA karar verdi.
Mahkeme Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerekir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Buna göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Muğla Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin sanığın 03.11.2011 günü alınan savunmasında belirttiği aynı zamanda bilinen en son adresi olan “... Sokak No... İçmeler/Bodrum” adresi yerine anılan yasal düzenlemeye uyulmadan “Kumbahçe Mah. .. Bodrum/Muğla” adresinde aynı konutta birlikte oturduğuna ilişkin şerh düşülmeksizin sanığın kardeşine tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerekir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Buna göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Muğla Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin sanığın 03.11.2011 günü alınan savunmasında belirttiği aynı zamanda bilinen en son adresi olan “... Sokak No... İçmeler/Bodrum” adresi yerine anılan yasal düzenlemeye uyulmadan “Kumbahçe Mah. .. Bodrum/Muğla” adresinde aynı konutta birlikte oturduğuna ilişkin şerh düşülmeksizin sanığın kardeşine tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.