Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/4121 K.2018/9240
Özet: Uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması nedeniyle mahkeme, sanığın ekibi tarafından yapılan tebligatın usulsüzlük nedeniyle yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararına karar vermiş; Mahkeme, tebligatın bilinen en son adres yerine yanlış adres üzerinden yapılması ve bu hatanın yargılamaya devam edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına ilişkin kararını bozmuş ve mahkûmiyet işlemini iptal etmiştir.
Mahkeme: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerekir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Buna göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin sanığın 27.01.2011 havale tarihli dilekçesinde belirttiği aynı zamanda bilinen en son adresi olan “...” adresi yerine, anılan yasal düzenlemeye uyulmadan 26/01/2011 tarihli celsede bildirdiği “...” adresine tebliğe çıkarıldığı, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- “1” numaralı bozma nedeninde de belirtildiği şekilde, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymama nedenine ilişkin diyeceklerinin tespiti amacıyla çıkarılan davetiyenin sanığın bilinen son adresi yerine, duruşmada bildirdiği adresine çıkarılarak sanığın yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 12/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerekir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Buna göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin sanığın 27.01.2011 havale tarihli dilekçesinde belirttiği aynı zamanda bilinen en son adresi olan “...” adresi yerine, anılan yasal düzenlemeye uyulmadan 26/01/2011 tarihli celsede bildirdiği “...” adresine tebliğe çıkarıldığı, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- “1” numaralı bozma nedeninde de belirtildiği şekilde, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymama nedenine ilişkin diyeceklerinin tespiti amacıyla çıkarılan davetiyenin sanığın bilinen son adresi yerine, duruşmada bildirdiği adresine çıkarılarak sanığın yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 12/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.