Yargıtay 10. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2012/23236 K.2014/12801
Özet: Söz konusu karar, 09/07/2009 tarihli 2009/336 ve 2009/867 kararları kapsamında uyuşturucu mal bulundurma suçunun tespitiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesiyle hâlâ kesinleşmemiş, kararın hukuki değeri yoktur.
Mahkeme: SAKARYA 1. Sulh Ceza Mahkemesi Karar Tarihi- Numarası: 09/07/2009 – 2009/336 esas ve 2009/867 karar Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, süresinin, başvuru şeklinin ve bu sürenin başlangıcının açıkça gösterilmesi gerekmekte olup sanığın yüzüne karşı verilen 09/07/2009 tarihli, 2009/336 esas ve 2009/867 karar sayılı hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı açıkça gösterilmediğinden hükmün kesinleşmediği, bu nedenle 29/02/2012 tarihli, 2011/385 esas 2012/311 karar sayılı hükmün hukukî değer taşımadığı ve sanığın 05/03/2012 tarihli temyiz dilekçesinin 09/07/2009 tarihli karara yönelik ve öğrenme tarihine göre süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785- 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “ denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 18/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, süresinin, başvuru şeklinin ve bu sürenin başlangıcının açıkça gösterilmesi gerekmekte olup sanığın yüzüne karşı verilen 09/07/2009 tarihli, 2009/336 esas ve 2009/867 karar sayılı hükümde, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı açıkça gösterilmediğinden hükmün kesinleşmediği, bu nedenle 29/02/2012 tarihli, 2011/385 esas 2012/311 karar sayılı hükmün hukukî değer taşımadığı ve sanığın 05/03/2012 tarihli temyiz dilekçesinin 09/07/2009 tarihli karara yönelik ve öğrenme tarihine göre süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarih ve 2011/785- 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “ denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili olarak gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 18/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.