Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/1176 K.2015/5056
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılamaya konu olmasıdır; mahkeme, soruşturma aşamasında dinlenen tanık beyanlarının eksik incelenmesi ve ilgili TCK maddelerinin yanlış uygulanması nedeniyle verilen hükmü bozdu. Mahkeme kararıyla sanığın tutukluluğu devam ederken tahliye talebi reddedildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs etmek
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanık ....'ın mağdur ... ....'e yönelik eyleminin sübutu kabul, kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ....'ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında yapmış olduğu savunmasında "olaydan hemen sonra jandarmayı ve kendi akrabalarını telefonla arayarak olayı haber verdiğini, bunun üzerine olay yerine gelenlere de mağduru hemen hastaneye götürmelerini söylediğini" beyan etmesi, sanığın bu beyanının soruşturma aşamasında dinlenen ve "sanığın olay günü kendisini arayarak ....'i vurduğunu, gelip onu götürmelerini söylediğini" beyan eden tanık ...... tarafından; "sekreteri olan ....'in olayı kendisine söylemesi üzerine jandarmayı ve 112'yi kendisinin aradığını" bildiren tanık ...... tarafından ve "olayı kendilerine ......'ın bildirdiğini" ifade eden Jandarma Karakol Komutanı olan tutanak mümzi tanık ...... tarafından doğrulanması karşısında; soruşturma aşamasında dinlenen bu tanıkların usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılıp dinlenmeleri ve sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nun 36. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
2) Gönüllü köy korucusu olan sanığın, kendisine idare tarafından görevi gereği verilen silahı suçun işlenmesinde kullanması nedeniyle TCK'nun 266. maddesi ile yapılan uygulamanın aynı Kanunun 81 ve 35. madderinin uygulanmasından hemen sonra yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nun 81, 35 ve 29. maddelerinden sonra yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), bozmanın mahiyeti ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alınarak sanık ve müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 26/10/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
26/10/2015 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ... ...... ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ...... müdafii Avukat ... ....'in yokluğunda 05/11/2015 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs etmek
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanık ....'ın mağdur ... ....'e yönelik eyleminin sübutu kabul, kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı incelemede meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ....'ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında yapmış olduğu savunmasında "olaydan hemen sonra jandarmayı ve kendi akrabalarını telefonla arayarak olayı haber verdiğini, bunun üzerine olay yerine gelenlere de mağduru hemen hastaneye götürmelerini söylediğini" beyan etmesi, sanığın bu beyanının soruşturma aşamasında dinlenen ve "sanığın olay günü kendisini arayarak ....'i vurduğunu, gelip onu götürmelerini söylediğini" beyan eden tanık ...... tarafından; "sekreteri olan ....'in olayı kendisine söylemesi üzerine jandarmayı ve 112'yi kendisinin aradığını" bildiren tanık ...... tarafından ve "olayı kendilerine ......'ın bildirdiğini" ifade eden Jandarma Karakol Komutanı olan tutanak mümzi tanık ...... tarafından doğrulanması karşısında; soruşturma aşamasında dinlenen bu tanıkların usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılıp dinlenmeleri ve sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nun 36. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
2) Gönüllü köy korucusu olan sanığın, kendisine idare tarafından görevi gereği verilen silahı suçun işlenmesinde kullanması nedeniyle TCK'nun 266. maddesi ile yapılan uygulamanın aynı Kanunun 81 ve 35. madderinin uygulanmasından hemen sonra yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nun 81, 35 ve 29. maddelerinden sonra yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), bozmanın mahiyeti ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alınarak sanık ve müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 26/10/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
26/10/2015 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ... ...... ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ...... müdafii Avukat ... ....'in yokluğunda 05/11/2015 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.