‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/2913 K.2013/5480

Esas No: 2013/2913 · Karar No: 2013/5480 · Karar Tarihi: 03.10.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanık Kemal ve Hayati Nureddin’in tasarlayarak öldürme suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talebiyle ilgili olarak, aynı zamanda bir üçüncü sanığın da bu suçtan beraat edilmesi ihtimali üzerine yapılan temyiz incelemesidir. (2) Mahkeme, Kemal ve Hayati Nureddin’i 5237 sayılı TCK’nin 82/1-a, 62 ve 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırırken, üçüncü sanığın tasarlayarak öldürme suçundan beraat ettiğine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tasarlayarak öldürme

HÜKÜM:
1- Sanıklar ... Kemal ve Hayati Nureddin haklarında; 5237 sayılı TCK.nun 82/1-a, 62, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına
2- Sanık ... hakkında tasarlayarak öldürme suçundan beraatine.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Katılanlar ... ve ... vekilinin birleşen dosyadaki sanık ...'ın kasten öldürme suçundan cezalandırılması talebini içeren 21.05.2012 tarihli dilekçesi, kamu davasına katılma talebi mahiyetinde olup, bu konuda mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, somut olayda da herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması gerekmediğinden, 5271 sayılı CMUK.nun 237/2 maddesi uyarınca, suçtan zarar gören, maktul ...'nin anne ve babası olan ... ve ...'nin sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.

2- Sanık ... hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar ... ve ... vekilinin sanığın suçunun sübuta erdiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
3- Sanıklar ... ve ... hakkında tasarlayarak öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların tüm aşamalarda atılı suçu işlemediklerini savunmaları, elde edilen delilerin yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabule yeterli nitelikte olmaması, gerekçede tartışılan kuşkulu durumların sanıklar aleyhine yorumlanarak cezalandırılmalarına esas alınmasının “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesine aykırı bulunması karşısında; sanıkların yüklenen suçu işlediklerine ilişkin her türlü kuşkudan uzak yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığı halde beraatleri yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen varsayımlara dayalı soyut gerekçeyle yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi bulunan hükümlerin, sanık ...'ın beraatı yönünden oy çokluğu ile sanıklar ... ve ...'in mahkumiyetleri yönünden üye ...'ın hükümlerin onanması yönündeki karşı oyu nedeniyle oy çokluğu ile tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY:

Sanık ...'in Hollanda'da yaşayan eski baldızı ...'a; ablasının hastaneye gidiyorum diyerek evden ayrıldığını ancak bir daha geri gelmediğini hatta polise kayıp müracaatı yaptıklarını söylemesine rağmen yapılan araştırmada böyle bir müracaatın bulunmadığının anlaşılması;
25/04/1998 tarihinde bulunan ceset üzerinden fotoğrafla teşhis yaptırılmış ancak tüm sanıklar cesedin maktule ait olmadığını belirttikleri halde aynı gün saat 17.34'de ... teyzesi ...'a gönderdiği mesajda cesedin annesine ait olduğunu, halasının gelerek DNA doğru çıkmış dediğini, babası ile amcasının halen savcılıkta olduğunu belirterek, diyelim ki olayı halamla amcam yaptı, bir düşün ben ne olacağım şeklinde ifadelerde bulunması dikkate alındığında her üç sanığın da cesedin ...'a ait olduğunu bildikleri;
DNA sonuçlarının 19/10/2010 tarihinde çıktığı ve cesedin maktule ait olduğunun bu tarihte belirlendiği oysa yukarıdaki mesajın beş gün önce atıldığı. Bu nedenle DNA raporu bilinmediği halde cesedin maktule ait olduğunun teşhis sırasında bilindiği için sonradan ortaya çıkacak sonucu hazırlamak amacıyla maktulün kızı ...'e bu şekilde beyanda bulunulduğu; ... daha sonra alınan beyanlarında bu durumu saklamak istemiş ise de, telefon kayıtları ile mesaj tarihleri tesbit edilip değiştirilmesi mümkün olmadığından mahkemece beyanlarına itibar edilmeyerek sanıkların cezalandırılmasına yönelik kurulan hüküm isabetli görüldüğünden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilememiştir.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?