‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/6266 K.2013/3076

Esas No: 2012/6266 · Karar No: 2013/3076 · Karar Tarihi: 10.04.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların kasten öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, hakaret ve tehdit suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, sanıkları bu suçlardan çeşitli hapis cezaları ile hükümletti ancak hakaret ve tehdit suçlarında ceza verilmesine yer olmadığını belirledi. Mahkemenin sonucu olarak, sanıklar 15 yıl, 7 yıl 6 ay, 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezalarına mahkum edildi; ayrıca 6136 sayılı yasa kapsamında 1 yıl 8 ay hapis ve adli para cezası verildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs hakaret, tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık.

HÜKÜM:
1- Sanık ... için;
a) 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 29, 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası,
b) ...'e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 35/2, 29, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası,
c) ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 35/2, 29, 62. (3 kez) maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası,
d) 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nun 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 500 TL. adli para cezaları ile cezalandırılmasına, katılan-sanıklara hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına.

2- Sanık ...'in, tehdit suçundan beraatine, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına,
3- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Katılanların yasal yetkisi bulunmadığından vekillerinin duruşmalı temyiz inceleme isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in kasten insan öldürme, mağdurlar ..., Kadir, Murat ve ...'a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanık ... ile mağdur-sanıklar ..., Kadir, ... ve Murat hakkında hakaret eyleminin karşılıklı yapıldığından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sanık ... hakkında tehdit suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan-sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmada yasal savunmaya, yasal savunma sınırının aşıldığına, suç vasfına, tahrikin derecesine, teşdide vesaireye, mağdur-katılanlar vekilinin suç vasfına, tahrik olmadığına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararı ile sanık ... ve mağdur-sanıklar ..., Kadir, ... ve Murat hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık ... hakkında tehdit suçundan beraat kararlarının tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık ... hakkında kasten insan öldürme, mağdurlar ..., Kadir, Murat ve ...'a yönelik kasten insan öldürmeye teşebbüs suçları yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ...'in, ... yıllardır tanık ...'ye ait tarlayı yaptıkları şifahi antlaşmaya göre kiraladığı, ancak sanığın kira bedelini geç ödemesi ve 2007 yılına ait kira bedelini ödememesi üzerine tanık ...'nin 2008 yılı için tarlayı aralarında yaptıkları 07/01/2008 tarihli yazılı antlaşma ile mağdur ...'e kiralayarak bedelini peşin olarak aldığı, bunu öğrenen sanığın, durumu kabullenmeyerek tarlayı kimseye kullandırmayacağını, kendisinin hakkı olduğunu bu olayı gurur meselesi yaptığını mağdur ...'e ve tanık ...' ye bildirdiği, olaydan on gün kadar önce mağdur ...'in kiraladığı tarlanın bazı yerlerini sürdüğü, olay günü sanık ...'in sabahleyin mağdur ...'in kardeşi olan mağdur ... ile telefonda görüşmesinin ardından yanına ruhsatsız silahını ve iki şarjör mermiyi alarak tarlaya geldiği, bir süre sonra mağdur ... ile damadı olan maktul İsa'nın olay yerine geldiği, tarlada sanığı görmeleri üzerine kendisi ile konuşmak için yanına gitmek istediklerinde sanığın tabanca çekerek "yanıma yaklaşmayın vururum" diye tehdit etmesi üzerine, mağdur ...'in telefonla Jandarmayı ve kardeşi mağdur ...'i aradığı, bu esnada mağdur ...'in yanında bulunan mağdurlar ... ve Murat ile beraber olay yerine geldikleri, hep birlikte konuşmak amacı ile sanığın yanına doğru gittikleri, mağdurların üzerine geldiğini gören sanığın, tabancayı çekip hakaret ederek "hepinizi öldüreceğim" demesi üzerine mağdurlar ile maktulün geri dönerek kaçmaya başladığı, sanığın yaklaşık 20-25 metre mesafeden çok sayıda ateş etmesi sonucu mağdur ...'in sol ön kolundan yaralandığı, maktulün ise sırtından aldığı iki isabetle öldüğü olayda;
Olayın başından itibaren sanığın haksız zeminde bulunduğu, olay günü de mağdur ... ve maktule tabanca çekerek tehdit ettiği, olay sırasında da önce sanığın hakaret ettiği, mağdurların konuşmak için sanığa doğru yöneldikleri, üzerlerinde herhangi bir alet bulunmadığı ve sanığa zarar vereceklerine dair somut bir delil bulunmadığı, her ne kadar hakaret suçu ile ilgili olarak her iki taraf hakkında karşılıklı hakaret nedeniyle TCK.nun 129/3. maddesi uygulanmış ise de ilk hakaretin sanık ... tarafından yapıldığı bunun üzerine de mağdurlann sanığa hakaret ettikleri, sanık ...'e TCK.nun 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmaması konusunda mahkemenin sanık lehine takdir hakkını kullanarak karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle hakaret nedeniyle de sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden TCK.nun 29. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan-sanık ... ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süreye göre tahliye talebinin reddine, Üye ...'in sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerin onanması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile 10/04/2013 gününde karar verildi.

KARŞI OY:
Uyuşmazlık:
Sanık ...'in, kasten insan öldürmek ve kasten insan öldürmeye teşebbüs suçlarında, eylemlerin haksız tahrik altında işlenip işlenmediğinin belirlenmesi noktasında düğümlenmektedir.

Olay ve Değerlendirme:
Sanık ..., tanık ... ...'ün tarlasını 10 yıldır sözlü kira aktine istinaden kullanmaktadır. Aralarındaki tarla kiralama akti olan olaydan bir yıl öncesine kadar sorunsuz sürmüştür. Son bir yıl için kira bedelinin ödenmesinde hukuki ihtilaf çıkmıştır. Taşınmaz sahibi ... ..., taşınmazının sanık tarafından kendisine teslimini ister, sanık kira aktinin sürdüğünden bahisle teslime yanaşmaz. Mülk sahibi, sanığı hukuki yollara başvurarak tahliye cihetine gitmeksizin, taşınmazın teslimini sağlamadan, halen sanığın feri zilyetliğinde iken, bu kez katılan-sanık ...'e yazılı sözleşmeyle icara verir. Teslim yok iken, akit hukuken son bulmadan mağdur­katılan-sanık ... ve kardeşleri teslimi sağlaması için gayri yasal cihete tevesül ederek, taşınmazı teslimi hususunda sanığı icbara, zorlama cihetine giderler. Sanık ise, teslime karşı direnir. Baskılara aldırmaz. Karşılıklı tartışma sonucu tehdit ve hakaretler fiilen cereyan eder.

Suç günü, sanık traktörüyle sözkonusu tarlaya gider, sürme işlemine girişir, kendisine yönelik eylemlerin, saldıranın olacağını tahmin ettiğinden, tabancasını yanında götürür.

Mağdur-katılan-sanık ..., kardeşi mağdur-katılan-sanık ..., 'in kayınbiraderleri, mağdur-sanık ... ve ...; katılan-mağdur-sanık ...'in damadı maktul İsa olduğu halde tarlaya grup halinde gelirler. Sanığa, tarlayı sürmemesi ve kendilerine teslimini tehdit ile gözdağı vererek, niyetlerini açığa vururlar. Sanık söylenen tehditkar sözlere, hakaretvari sözlere, fiili saldıralara direnerek, teslim etmeme konusundaki kararlılığını dile getirir. Bu oluşan hava üzerine; sanık hamili bulunduğu tabanca ile ele geçen boş kovan sayısına göre beş el etkili mesafeden ateş eder (yaklaşık 20 metre) maktule iki mermi isabet eder, aldığı mermiler sonucu yaşımını yitirir, mağdur-katılan-sanık ... ise bilekten giren mermi çekirdeği koldan çıkarak, kırığa neden olacak şekilde yaralanır. Diğer adıgeçen kişilerde ise herhangi bir isabet kaydedilemez.

Olayın başlangıcı, gelişimi ve sonlanması bu biçimde cereyan etmiştir.

Sanığın savunmalarının içeriği, olayda maktul ve mağdur-sanıklardan kaynaklanan hukuk dışı davranışlar ile söz ve eylemleriyle olayda TCK.nun 29/1. maddesinde anlamında haksız tahrikin varlığı bariz biçimde mevcuttur.

Sanığın atılı eylemleri, belirtilen kışkırtıcı davranışlar sonucu gerçekleştirmiştir.

Sonuç:
Bu itibarla; sanık ...'in işlediği kabul edilen kasten insan öldürmek ve öldürmeye teşebbüs eylemlerinde; haksız tahrikin varlığına ilişkin yerel Mahkemenin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay Cumuriyet Başsavcılığının onama içeren teliğnamesi oluş ve kabule uygundur.

Sayın çoğunluğun, olayda; haksız tahrik bulunmadığına ilişkin düşüncesine katılmak mümkün olmadığından, bu yönden çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 10/04/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Murat Küçük'ün huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... Hayda müdafii Avukat ...'in yokluğunda 11/04/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?