‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/6234 K.2013/2593

Esas No: 2012/6234 · Karar No: 2013/2593 · Karar Tarihi: 27.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanık Canan’ın tasarlayarak insan öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz ve duruşmalı inceleme taleplerinin (katılanlar Ümmügül ve Hasan’ın vekilleri aracılığıyla) reddiyle ilgilidir. Mahkeme, savunma gerekçelerini kısmen kabul edip, delillerin yeterli olduğunu belirterek, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmü bozmadan, 18‑24 yıl hapis cezası yerine 24 yıl hapis cezası vererek kararını bozmuştur.
Tebliğname No: 1 - 2012/80590

MAHKEMESİ: Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 08/12/2011, 2011/50 (E) ve 2011/124 (K)
SUÇ: Tasarlayarak öldürme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık

TÜRK MİLLETİ ADINA

1.a-Katılanlar Ümmügül ve Hasan'ın sanık Canan hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmü temyize yetkileri bulunmadığından, vekillerinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca,
b-Katılanlar Ümmügül ve Hasan'ın hak ve yetkisi olmadığından vekillerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318 maddesi gereğince,
Reddine karar verilmiştir.

2-Sanık Canan hakkında tasarlayarak insan öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği ve tahrikin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafıinin suç vasfına, Cumhuriyet Savcısının haksız tahrik bulunmadığına, katılanlar Ümmügül ve Hasan vekilinin haksız tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A-Mahkemece hükme de esas alınan ve sanık tarafından suçun işlenmesinden önce yazıldığı kabul edilen mektupta sanığın, psikolojisinin bozuk olduğunu ve sağlıklı düşünemediğini belirtmesi, aşamalardaki savunmalarında benzer nitelikteki beyanları da dikkate alındığında, sanığın CMK.nun 74. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde gözlem altına alınarak, dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek Gözlem İhtisas Dairesi'nde müşahadeye tabi tutulup buradan alınan raporla birlikte Adli Tıp 4. İhtisas Kuruluna gönderilerek, 5237 sayılı TCK.nun 32. maddesi kapsamında, suç ve rapor tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığına ilişkin rapor alınması, alınan raporlar arasında çelişki bulunması durumunda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın sabıkasının bulunmaması ve yargılama aşamasında pişmanlığını dile getirmesi karşısında, hakkında hükmolunan hapis cezasının, sanığın kişilik özellikleri ve yargılamadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre TCK.nun 51. maddesi gereğince erteleme ve CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir değerlendirme yapılması gerekirken, sanığın ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından bahisle yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
C-Kabule göre de;
Maktulün kardeşi ile evli olup, maktul ve eşinin anne-babası ile aynı evde yaşayan sanığın maktul tarafından sopua ile darp edildiğinin, eşi ile arasındaki boşanma davasına konu olaylara maktulün sebebiyet verdiğinin ayrıca maktul tarafından tehdit edildiğinin kabul edilmesi karşısında, haksız tahrik teşkil eden eylemlerin niteliği ve sürekliliği ile ulaştığı boyut dikkate alınarak, 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza belirlenmesi yerine, 24 yıl hapis cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 27/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?