Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/2420 K.2012/5165
Özet: (1) Sanığın arkadaşlarıyla içki içtiği sırada mağdurla çıkan kavga sırasında bıçakla yaralanma işlemi yaparak 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işlediği iddiası. (2) Mahkeme, sanığın eyleminin yalnızca yaralama suçu olduğunu kabul ederek, 7 yıl 6 ay hapis ve adli para cezalarının onaylanmasını, ancak kasten öldürmeye teşebbüs hükmünün iptali kararıyla kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: İnsan öldürmeye kalkışma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: TCY'nın 81, 35, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası, 6136 sayılı Yasa'nın 15/1, TCY'nın 62, 50 maddeleri uyarınca 3000 ve 375 TL adli para cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddiyle; 1- Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün ONANMASINA, 2- Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın arkadaşlarıyla birlikte boş arsada içki içtiği sırada, mağdurun alkollü olarak gelip sanığın yan tarafında içki içmekte olan üçüncü kişilere bağırması ve sanık ile arkadaşlarına küfür etmesi nedeniyle, sanıkla aralarında çıkan kavgada, sanığın kama benzeri bıçağını çekerek rastgele sallayıp, mağduru göbek, sol bacakve sol skapula bölgesinden yaraladığı, göbek bölgesindeki yaranın fasiayı geçtiği ve yaşamsal tehlikeye neden olduğu, yumuşak doku lezyonlarına neden olan diğer yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup yaşamsal tehlikeye neden olmadığı anlaşılmakla; yaşamsal tehlikeye neden olan yaranın tek olması, darbenin iç organlarda yaralanmaya neden olmaması, engel durum bulunmamasına rağmen sanığın eylemine kendiliğinden son verip devam ettirmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediği ve eyleminin yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği halde suç vasfının öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi, Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: TCY'nın 81, 35, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası, 6136 sayılı Yasa'nın 15/1, TCY'nın 62, 50 maddeleri uyarınca 3000 ve 375 TL adli para cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddiyle; 1- Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün ONANMASINA, 2- Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın arkadaşlarıyla birlikte boş arsada içki içtiği sırada, mağdurun alkollü olarak gelip sanığın yan tarafında içki içmekte olan üçüncü kişilere bağırması ve sanık ile arkadaşlarına küfür etmesi nedeniyle, sanıkla aralarında çıkan kavgada, sanığın kama benzeri bıçağını çekerek rastgele sallayıp, mağduru göbek, sol bacakve sol skapula bölgesinden yaraladığı, göbek bölgesindeki yaranın fasiayı geçtiği ve yaşamsal tehlikeye neden olduğu, yumuşak doku lezyonlarına neden olan diğer yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup yaşamsal tehlikeye neden olmadığı anlaşılmakla; yaşamsal tehlikeye neden olan yaranın tek olması, darbenin iç organlarda yaralanmaya neden olmaması, engel durum bulunmamasına rağmen sanığın eylemine kendiliğinden son verip devam ettirmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediği ve eyleminin yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği halde suç vasfının öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi, Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 25/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.