Yargıtay1. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1990 K.2012/6885
(KANUN YARARINA BOZMA İLAMI)
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/I-d-son, 29, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tekerrüre esas ilamları bulunduğundan cezasının aynı kanunun 58/6-7-8. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2006 tarihli ve 2006/115 esas, 2006/298 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.11.2011 tarih ve 2011/14208-57753 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2012 tarih ve 2011/388187 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I.) Olay:
Hükümlü ... hakkındaki dosya içeriğinden:
Hükümlünün, 08/07/2006 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/I-d-son, 29, 62,58/6-7-8. maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
II.) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Sanığın adli sicil kaydında bulunan hangi karar sebebiyle tekerrür şartlarının oluştuğunun ve hangi kayıt dolayısıyla mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiğinin hükümde gösterilmemesinde isabet görülmediğine ilişkindir.
III.) Hukuksal değerlendirme:
Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2006 gün ve 2006/115 esas 2006/298 karar sayılı tavzih kararının infaz uygulaması açısından hukuksal değerden yoksun olduğu anlaşıldığından bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği konusunda istekte bulunulmadığı kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinde, temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşen karar veya hükümlere karşı "kanun yararına bozma" isteminde bulunulabileceği öngörülmüştür. Aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinde ise "hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder" denilmiştir.
5237 sayılı TCK' nun 58. maddesi şu hükmü içermektedir:
(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün 2007/10-71-98 sayılı, 15.12.2009 gün 2009/1-157-294 sayılı ve 06.04.2010 gün 2010/6-48-74 sayılı kararlarında açıklandığı üzere tekerrür, hükümlü1üğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98.maddesi gereğince infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün olmadığından hangi mahkumiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı, hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkumiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkumiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında kanun yararına bozma isteminin konusu somut olay değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3e, 87/I-d-son, 29, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tekerrüre esas ilamları bulunduğundan cezasının aynı kanunun 58/6-7-8. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmişse de tekerrüre esas alınan mahkeme ilamının hükümde gösterilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmesi ve 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince de adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet hükümlerinden en lehe olanı dikkate alınarak uygulama yapılması gerekmiştir.
IV.) Sonuç ve karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden kabulüne, Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2006 tarihli ve 2006/115 esas, 2006/298 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümündeki "hakkında" ibaresinden önce gelmek üzere "... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/1998 gün ve 1303-891 sayılı ilamı nedeniyle" ibaresinin eklenmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE, karardaki diğer hususların aynen bırakılmasına ve
infazına, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/I-d-son, 29, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tekerrüre esas ilamları bulunduğundan cezasının aynı kanunun 58/6-7-8. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2006 tarihli ve 2006/115 esas, 2006/298 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.11.2011 tarih ve 2011/14208-57753 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2012 tarih ve 2011/388187 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I.) Olay:
Hükümlü ... hakkındaki dosya içeriğinden:
Hükümlünün, 08/07/2006 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/I-d-son, 29, 62,58/6-7-8. maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
II.) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Sanığın adli sicil kaydında bulunan hangi karar sebebiyle tekerrür şartlarının oluştuğunun ve hangi kayıt dolayısıyla mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiğinin hükümde gösterilmemesinde isabet görülmediğine ilişkindir.
III.) Hukuksal değerlendirme:
Konya Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2006 gün ve 2006/115 esas 2006/298 karar sayılı tavzih kararının infaz uygulaması açısından hukuksal değerden yoksun olduğu anlaşıldığından bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği konusunda istekte bulunulmadığı kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK'nun 309. maddesinde, temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşen karar veya hükümlere karşı "kanun yararına bozma" isteminde bulunulabileceği öngörülmüştür. Aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinde ise "hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder" denilmiştir.
5237 sayılı TCK' nun 58. maddesi şu hükmü içermektedir:
(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün 2007/10-71-98 sayılı, 15.12.2009 gün 2009/1-157-294 sayılı ve 06.04.2010 gün 2010/6-48-74 sayılı kararlarında açıklandığı üzere tekerrür, hükümlü1üğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98.maddesi gereğince infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün olmadığından hangi mahkumiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı, hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkumiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkumiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında kanun yararına bozma isteminin konusu somut olay değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3e, 87/I-d-son, 29, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tekerrüre esas ilamları bulunduğundan cezasının aynı kanunun 58/6-7-8. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmişse de tekerrüre esas alınan mahkeme ilamının hükümde gösterilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmesi ve 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince de adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet hükümlerinden en lehe olanı dikkate alınarak uygulama yapılması gerekmiştir.
IV.) Sonuç ve karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden kabulüne, Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2006 tarihli ve 2006/115 esas, 2006/298 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümündeki "hakkında" ibaresinden önce gelmek üzere "... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/1998 gün ve 1303-891 sayılı ilamı nedeniyle" ibaresinin eklenmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE, karardaki diğer hususların aynen bırakılmasına ve
infazına, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/09/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.