Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/77 K.2011/4566
...'yu kasten öldürmekten ve ...'yu yaralamaktan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (OSMANİYE) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15/01/2009 gün ve 168/1 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık müdafiinin yasal süreden sonraki duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın insan öldürme ve kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten yaralama suçunun niteliği tayin, tahrik ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin haksız tahrikte indirim miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) İnsan öldürme suçu yönünden; Oluş, kabul ve dosya içeriğine göre; Olay günü sanık ve arkadaşlarının piknik yaptıkları sırada yanlarından arkadaşlarıyla geçmekte olan maktulün sanık ve arkadaşlarının bulunduğu yöne bakarak kahkaha ile gülmesi nedeniyle aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın bıçakla maktulün sol bacağına bir kez vurarak yaraladıktan sonra arkadaşlarıyla olay yerinden kaçtıkları, hastaneye kaldırılan maktulün sol uyluk ön yüz orta iç kısmına isabet eden bıçak darbesinin neden olduğu femoral arter ve ven yaralanmasına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda;
Sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması, hedef alınan bölge ve ölüme neden olan yaranın niteliği, ciddi bir engel olmadığı halde eylemin sürdürülmemesi, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı dikkate alındığında, sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan TCK’nun 87/4. maddesinin 2.cümlesi gereğince ve alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de incelemeye tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 18.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık müdafiinin yasal süreden sonraki duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın insan öldürme ve kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten yaralama suçunun niteliği tayin, tahrik ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiilerinin haksız tahrikte indirim miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) İnsan öldürme suçu yönünden; Oluş, kabul ve dosya içeriğine göre; Olay günü sanık ve arkadaşlarının piknik yaptıkları sırada yanlarından arkadaşlarıyla geçmekte olan maktulün sanık ve arkadaşlarının bulunduğu yöne bakarak kahkaha ile gülmesi nedeniyle aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın bıçakla maktulün sol bacağına bir kez vurarak yaraladıktan sonra arkadaşlarıyla olay yerinden kaçtıkları, hastaneye kaldırılan maktulün sol uyluk ön yüz orta iç kısmına isabet eden bıçak darbesinin neden olduğu femoral arter ve ven yaralanmasına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda;
Sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması, hedef alınan bölge ve ölüme neden olan yaranın niteliği, ciddi bir engel olmadığı halde eylemin sürdürülmemesi, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı dikkate alındığında, sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçundan TCK’nun 87/4. maddesinin 2.cümlesi gereğince ve alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de incelemeye tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 18.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.