Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/7670 K.2013/7319
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından hüküm giymesiyle ilgili; (2) Mahkeme, kasten yaralama suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verirken hakaret ve tehdit suçlarından beraat ettirerek kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM:
1- 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29, 62/1, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3, 54/1, 63. maddeleri uyarınca sonuç olarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanığın hakaret ve tehdit suçlarından; CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatına,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in kasten yaralama suçunun sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, tehdit ve hakaret suçlarından hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunma koşullarının oluştuğuna, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine yönelen, katılanlar vekilinin beraatlerde sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
1- Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık tarafından köylünün kullanımındaki araziye dikilen fidanlara, ölen ...’ın babasının otlattığı hayvanların zarar vermesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, bu nedenle olaydan bir süre önce sanık ile ölen ve babasının kavga ettikleri, olay günü ölenin tarlada çalıştığı sırada, yoldan geçmekte olan sanığı gördüğü, elinde tırmık ile yola doğru gelerek sanığa hakaret ettiği, bunun üzerine aralarında tartışma çıktığı, ölenin tırmıkla sanığın kafasına, sanığın da elindeki dirgenle mağdurun göğsüne vurduğu, sanığın kullandığı dirgenin sivri uçlarından birisinin mağdurun boyun sağ alt kısmına isabet ettiği, hemopnömotoraks meydana getirerek, yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, hastanede tedavisi yapılan ölenin 15.07.2009 günü taburcu edildiği, 19.07.2009 tarihinde ise evinde öldüğü, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin 09.09.2009 tarihli raporunda kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için 1. İhtisas Kurulundan rapor görüş alınması gerektiğinin, 1. İhtisas Kurulunun 26.05.2010 tarihli raporunda ise kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla,
... ait temin edilecek tüm tıbbi belgelerin, raporların ve dava dosyasının ... Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesi, maktulün kesin ölüm sebebi ve sanığın eylemiyle maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor temin edilmesi ve sonucuna göre sanığı hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜM:
1- 5237 sayılı TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29, 62/1, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3, 54/1, 63. maddeleri uyarınca sonuç olarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanığın hakaret ve tehdit suçlarından; CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatına,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in kasten yaralama suçunun sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, tehdit ve hakaret suçlarından hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunma koşullarının oluştuğuna, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine yönelen, katılanlar vekilinin beraatlerde sübuta ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
1- Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık tarafından köylünün kullanımındaki araziye dikilen fidanlara, ölen ...’ın babasının otlattığı hayvanların zarar vermesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, bu nedenle olaydan bir süre önce sanık ile ölen ve babasının kavga ettikleri, olay günü ölenin tarlada çalıştığı sırada, yoldan geçmekte olan sanığı gördüğü, elinde tırmık ile yola doğru gelerek sanığa hakaret ettiği, bunun üzerine aralarında tartışma çıktığı, ölenin tırmıkla sanığın kafasına, sanığın da elindeki dirgenle mağdurun göğsüne vurduğu, sanığın kullandığı dirgenin sivri uçlarından birisinin mağdurun boyun sağ alt kısmına isabet ettiği, hemopnömotoraks meydana getirerek, yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, hastanede tedavisi yapılan ölenin 15.07.2009 günü taburcu edildiği, 19.07.2009 tarihinde ise evinde öldüğü, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin 09.09.2009 tarihli raporunda kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için 1. İhtisas Kurulundan rapor görüş alınması gerektiğinin, 1. İhtisas Kurulunun 26.05.2010 tarihli raporunda ise kesin ölüm sebebinin tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla,
... ait temin edilecek tüm tıbbi belgelerin, raporların ve dava dosyasının ... Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesi, maktulün kesin ölüm sebebi ve sanığın eylemiyle maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor temin edilmesi ve sonucuna göre sanığı hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.