Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/87 K.2010/5419
Özet: (1) Uyuşmazlık, M.. Ç..'i birlikte kasten öldürme suçundan yargılanan sanıklar M.. S., E.. S. ve Y.. S.’nin savunma süreçlerinde menfaat uyuşmazlığı ve müdafiye usulü ihlali üzerine odaklanmıştır. (2) Mahkeme, bu usule aykırılığı kabul ederek, sanık Mustafa’nın cezasını bozmuş, tahliye talebini reddetmiş; Eset ve Yusuf için ise yakalama emrinin kaldırılmasını mahallince değerlendirmeye bırakmış ve kararını oybirliğiyle vermiştir.
TEBLİĞNAME: 1-B/09/275849
MAHKEMESİ: (BAKIRKÖY) Onüçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO:29.04.2009 - 16/139
SUÇ: Birlikte kasten öldürme
M.. Ç..'i birlikte kasten öldürmekten sanıklar M.. S.., E.. S.. ve Y.. S..'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Onüçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2009 gün ve 16/139 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar Eset ve Yusuf haklarında duruşmalı, diğer sanığın duruşmaya müdafi göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda, aynı olayda öldürme suçundan yargılanan ve akraba olan sanıklardan Mustafa’nın maktule sebze kasası ile kendisinin vurduğunu, diğer sanıklar Eset ve Yusuf’un ise maktule vurmadıklarını belirtmeleri karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafiiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle, re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanık Mustafa hakkında hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre müdafinin tahliye isteminin reddine, sanıklar Eset ve Yusuf yönünden yakalama emrinin kaldırılması yönündeki istemin ise mahallince değerlendirilmesine, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
13.07.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M.. S.., E.. S.. ile Y.. S.. müdafi Avukat .... yokluğunda 15.07.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
MAHKEMESİ: (BAKIRKÖY) Onüçüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO:29.04.2009 - 16/139
SUÇ: Birlikte kasten öldürme
M.. Ç..'i birlikte kasten öldürmekten sanıklar M.. S.., E.. S.. ve Y.. S..'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Onüçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.04.2009 gün ve 16/139 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafi tarafından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar Eset ve Yusuf haklarında duruşmalı, diğer sanığın duruşmaya müdafi göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda, aynı olayda öldürme suçundan yargılanan ve akraba olan sanıklardan Mustafa’nın maktule sebze kasası ile kendisinin vurduğunu, diğer sanıklar Eset ve Yusuf’un ise maktule vurmadıklarını belirtmeleri karşısında, sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafiiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152. maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle, re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), sanık Mustafa hakkında hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçirdiği süreye göre müdafinin tahliye isteminin reddine, sanıklar Eset ve Yusuf yönünden yakalama emrinin kaldırılması yönündeki istemin ise mahallince değerlendirilmesine, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
13.07.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M.. S.., E.. S.. ile Y.. S.. müdafi Avukat .... yokluğunda 15.07.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.