‹ Ana sayfa
Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/6471 K.2012/233

Esas No: 2010/6471 · Karar No: 2012/233 · Karar Tarihi: 23.01.2012
Özet: (1) Sanık Mihriz’in, Bedi adlı mağdurun kasten öldürülmesi suçundan yargılanırken, duruşma sürecinde hukuki prosedürlere aykırı davranışlar ve savunma hakkının ihlali iddiaları. (2) Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi, bu usule aykırı uygulamaları dikkate alarak sanığın hükmünü bozdu ve kararını 23 01 2012’de oybirliğiyle iptal etti.
Tebliğname No : 1/B - 2010/212843

MAHKEMESİ: Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ ve

NOSU : 25/11/2009, 2008/561 (E) ve 2009/437 (K)
SUÇ : İnsan öldürme

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanık Mihriz hakkında maktul Bedi'yi kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
1-a) Katılanlar vekilinin de hazır bulunduğu 27.10.2009 tarihli oturumda, duruşmanın 22.12.2009 tarihine ertelendiği belirtildiği halde, Adli Tıp Kurumundan gelen rapor üzerine 25.11.2009 tarihinde katılanlar ve vekilleri haberdar edilmeden duruşma açılmasına karar verilerek, katılanlara ve vekillerine toplanan kanıtlara karşı diyecekleri ve esas hakkındaki görüşleri de sorulmadan yokluklarında, sanık ve müdafiisi huzurunda karar verilmek suretiyle CMK.nun 216. maddesine aykırı davranılması,
b) Yeterince Türkçe bilmeyen sanık Mihriz'e 15.01.2009 ve 26.02.2009 tarihli duruşmalarda tercüman bilirkişi atanarak savunması alındığı, esaslı belgeler ile tanık beyanlarına karşı diyecekleri sorulduğu halde, tanık Turan'ın dinlendiği, dosyada bulunup hükme esas teşkil eden Adli Tıp Kurumu raporlarının okunduğu, Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaasını bildirdiği, son savunmaların yapıldığı ve hükmün açıklandığı duruşmalarda tercüman bulundurulmadığı dikkate alındığında, duruşmaların her aşamasında sanığın, savunmasını daha iyi yapabileceğini düşündüğü dilde bir tercüman bulundurulmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve CMK 202 maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Dosya kapsamından sanık hakkında alınan Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 26.08.2009 tarihli raporunda, sanıkta ceza ehliyetini etkileyecek veya ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı tespit edilemediği ve sanığın suç tarihi itibariyle ceza ehliyetinin tam olduğu belirtildiği halde, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 14.10.2009 tarihli raporunda sanıkta cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede (Demansiyel Sendrom) denilen bunama hali saptandığı ve 5327 sayılı TCK'nun 32/1 maddesinin tatbikinin uygun olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, ceza ehliyeti yönünden raporlar arasındaki mevcut çelişkinin giderilmesi için sanığın adli tahkikat dosyası ile birlikte yeniden Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na sevk edilerek genel kurulda bizzat muayenesi yapıldıktan sonra, 5237 sayılı TCK'nun 32. maddesi kapsamında, suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığına ilişkin rapor alınarak, sonuca göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usule aykırı olup katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenler ile sanık hakkında kurulan hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 23.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?