Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/47 K.2010/3117
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yağma ve bu suçları işlemek için adam öldürme suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesiyle ilgilidir; Mahkeme, delillerin ve ilgili TCK hükümlerinin uygulanması sonucunda, verilen mahkumiyet kararlarını bozarak sanıkların cezalarını yeniden düzenlemiştir.
Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla ...'yı öldürmekten ve yağmadan sanıklar ... ile ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/11/2008 gün ve 149/309 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin eksik incelemeye, sübuta, tahrik olduğuna vesaireye, katılanlar vekilinin suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık ... hakkında yağma ve yağma suçunu işlemek için adam öldürme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık ... hakkında yağma ve yağma suçunu işlemek için adam öldürme suçları yönünden;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, içtima ve infaza ilişkin hükümler dikkate alınmaksızın, her suçla ilgili lehe yasa belirlendikten ve buna göre her suçun sonuç cezasının tespitinden sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiği hususu gözönünde bulundurularak,
01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. ile 765 Sayılı TCK.nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre;
Lehe yasanın belirlenmesi sırasında cezaların eşit olması halinde hak yoksunluğu hükümleri bakımından 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 765 Sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerine göre lehe sonuç doğuracağından, lehe olan 5237 Sayılı TCK.nun 82/1-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin eksik incelemeye, sübuta, tahrik olduğuna vesaireye, katılanlar vekilinin suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık ... hakkında yağma ve yağma suçunu işlemek için adam öldürme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık ... hakkında yağma ve yağma suçunu işlemek için adam öldürme suçları yönünden;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, içtima ve infaza ilişkin hükümler dikkate alınmaksızın, her suçla ilgili lehe yasa belirlendikten ve buna göre her suçun sonuç cezasının tespitinden sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77. maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiği hususu gözönünde bulundurularak,
01.06.2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. ile 765 Sayılı TCK.nun olayla ilgili tüm hükümleri Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta uygulanıp sonuçları birbirleriyle karşılaştırılarak lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılmasında zorunluluk bulunması,
b) Kabule göre;
Lehe yasanın belirlenmesi sırasında cezaların eşit olması halinde hak yoksunluğu hükümleri bakımından 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 765 Sayılı TCK.nun 31 ve 33. maddelerine göre lehe sonuç doğuracağından, lehe olan 5237 Sayılı TCK.nun 82/1-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan kısmen resen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 28/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.