Yargıtay1. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/4121 K.2011/1014
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
... ile A....'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ... ... , ... ile ...'ı kasten yaralamaktan sanık ..., ...'ı yüzünde sabit iz oluşturacak şekilde yaralamaktan sanık ..., ... ile ...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ..., ...'ı yaralamaktan sanık ... ..., ...'ı kasten yaralamaktan sanıklar ... ile ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adıgeçen sanık ...'ın ... ...'ı yaralamaktan beraatine ilişkin (...) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2009 gün ve 208/297 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş, sanıklar ...,... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Mağdur sanıklar ...,...’ın ... soyisimli diğer sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmiş olmaları karşısında, vekillerinin mağdur sıfatı ile temyiz yetkisi bulunmadığından, mağdur sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin,
b) Sanıklar ...,... müdafiilerinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin,
CMUK’nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık ...’ın vekaletli müdafii olan Av. ... ’nin 08.09.2009 tarihli dilekçesi ile sanık ... müdafiliğinden istifa etmesine rağmen, 16.11.2009 tarihli hükmü temyiz amacı ile 23.11.2009 tarihinde sanık ... adına süre tutum dilekçesi verdiği ve yeni vekalet sunacağını belirtmesine rağmen dosya içeriğinden sanık ... tarafından Av. ... ’ye istifa tarihinden sonra verilmiş bir vekaletname bulunmadığı anlaşıldığından, Av. ... ’nin sanık ... adına yapmış olduğu temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Mağdur ...’in geçici doktor raporlarında, kolunda kesici alet yarası tarif edilmemesi, mağdurun mahkeme huzurunda verdiği beyanında vücudundaki kesici delici alet yarasının tek olduğunu ve kolunda yaralanma bulunmadığını belirtmesi karşısında, sanık ... hakkında mağdur ...
.../...
s-2-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
...’i kolundan bıçakla yaralama suçundan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ...’in cezalandırılması yönünde bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in mağdur ...’i yaralama, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ... ... ...’ın mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’u yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’u yaralama suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, sanık ... hakkında mağdur ...’i yaralama suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanıklar ...ve ... ... müdafiinin sübuta, gerekçenin yetersiz olduğuna, sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, yasal savunmaya, sanıklar ...,...,... müdafiinin sübuta, yasal savunmaya, CMK 231 maddesinin uygulanması gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının sanık ...’in mağdur ...’i yaralaması nedeniyle cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A ) Sanık ... hakkında mağdur ...’i yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
B) Sanık ...’in mağdur ...’i yaralama, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdur ...’ı Yaralama, sanık ... ... ...’ın mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’u yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) ... ve ... soy isimli sanıklar arasında çıkan kavga olayını hangi tarafın başlattığı ve ilk saldırıyı kim veya kimlerin başlattığının tartışılarak, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b-aa) Mağdur ...’in hakkında düzenlenen geçici doktor raporları, tedavi evrakları, film ve grafiler ve Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne gönderilerek, terreddüte yer vermeyecek şekilde yüzdeki yara izinin sabit iz niteliğinde olup
.../...
s-3-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
olmadığı ve söz konusu yaranın sanık ...’in eylemi sonucu meydana gelip gelmediği hususunda rapor aldırıldıktan sonra sanık ...’in eyleminin hukuksal niteliğinin saptanması,
bb) Sanık ...’ın mağdur ...’ı sol bacak bölgesinden yaraladığının anlaşılması ve hükme esas alınan 17.06.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğü’nün kati raporunda bacak bölgesi ile birlikte sağ skapula üstünde meydana gelen yaralanma nedeniyle ayrı ayrı rapor düzenlenmediği anlaşılmakla; mevcut yaralanmalar için ayrı ayrı TCK.nun 86 ve 87. maddeleri kapsamında rapor aldırıldıktan sonra sanığın eyleminin hukuksal niteliğinin saptanması,
cc) Mağdur ... nüfus kaydına göre 04.10.1990 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, ancak 24.10.2007 tarihli celsede mahkeme huzurunda nüfusa küçük yazıldığını ve 19 yaşında olduğunu belirtmesi karşısında, nüfus kaydı ve kayda esas dayanak belgeler getirildikten sonra mağdurun gerçek yaşı tespit edildikten sonra sonucuna göre, sanık ... ...’nin eyleminin hukuksal niteliğinin saptanması,
Gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C ) Sanık ... hakkında mağdur ...’ı yaralama, sanık ... ... hakkında mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) Hükme esas teşkil eden kısa kararda, sanık ... hakkında mağdur ...’ı yaralama suçundan hüküm kurulmasına rağmen gerekçede sanık ...’un üzerine atılı suçun ne şekilde sübut bulduğu gösterilmeden, hükümle çelişki oluşturacak şekilde, sanık ...’in mağdur ...’ı yaraladığının kabul edilmesi,
b) Mağdur ...’ın olaydan sonra kollukta alınan ilk beyanında kendisini sanık ...’nin bıçakladığını belirtmesi karşısında yaşı nedeniyle hakkındaki evrak tefrik edilerek Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/1123 soruşturma numarasına kayden yürütülen ... hakkındaki soruşturma sonucunun araştırılarak, kamu davası açılmış olması durumunda, dosyaların birleştirilmesi olanağının araştırılması, karar verilmiş ve karar kesinleşmiş ise dosyanın getirtilip dosya arasına konulması, kanıtların birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre sanık ... ...’nin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
D) Kabule göre de;
a) Sanık ... ...’ın mağdur ...’i yaralama, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama suçlarından kurulan hükümlerde, sanıklar hakkında TCK 86/1, 86/3-e ve 87/1-c maddeleri gereğince uygulama yapılmış olması
.../...
s-4-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
karşısında TCK 87/1-son madde gereğince belirlenecek cezanın 5 yıldan aşağı olamayacağı düşünülmeksizin, cezanın 3 yıl olarak belirlenmesi,
b) Sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama suçundan kurulan hükümde mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, TCK 86/1 maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, TCK 86/2 madde gereğince hüküm kurulması,
Usul ve yasaya aykırı olup sanıklar ...,... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ...’un mağdur ...’ı yaralama, sanık ... ...’nin mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenler ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının korunmasına, bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanıklar ... ... ve ...müdafiinin tahliye talebinin reddine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Karara Uygundur,
Yazı İşleri Müdürü
...
... ile A....'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ... ... , ... ile ...'ı kasten yaralamaktan sanık ..., ...'ı yüzünde sabit iz oluşturacak şekilde yaralamaktan sanık ..., ... ile ...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ..., ...'ı yaralamaktan sanık ... ..., ...'ı kasten yaralamaktan sanıklar ... ile ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, adıgeçen sanık ...'ın ... ...'ı yaralamaktan beraatine ilişkin (...) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2009 gün ve 208/297 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş, sanıklar ...,... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Mağdur sanıklar ...,...’ın ... soyisimli diğer sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmiş olmaları karşısında, vekillerinin mağdur sıfatı ile temyiz yetkisi bulunmadığından, mağdur sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin,
b) Sanıklar ...,... müdafiilerinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin,
CMUK’nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık ...’ın vekaletli müdafii olan Av. ... ’nin 08.09.2009 tarihli dilekçesi ile sanık ... müdafiliğinden istifa etmesine rağmen, 16.11.2009 tarihli hükmü temyiz amacı ile 23.11.2009 tarihinde sanık ... adına süre tutum dilekçesi verdiği ve yeni vekalet sunacağını belirtmesine rağmen dosya içeriğinden sanık ... tarafından Av. ... ’ye istifa tarihinden sonra verilmiş bir vekaletname bulunmadığı anlaşıldığından, Av. ... ’nin sanık ... adına yapmış olduğu temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Mağdur ...’in geçici doktor raporlarında, kolunda kesici alet yarası tarif edilmemesi, mağdurun mahkeme huzurunda verdiği beyanında vücudundaki kesici delici alet yarasının tek olduğunu ve kolunda yaralanma bulunmadığını belirtmesi karşısında, sanık ... hakkında mağdur ...
.../...
s-2-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
...’i kolundan bıçakla yaralama suçundan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ...’in cezalandırılması yönünde bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in mağdur ...’i yaralama, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ... ... ...’ın mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’u yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’u yaralama suçlarının niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, sanık ... hakkında mağdur ...’i yaralama suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan, sanıklar ...ve ... ... müdafiinin sübuta, gerekçenin yetersiz olduğuna, sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, yasal savunmaya, sanıklar ...,...,... müdafiinin sübuta, yasal savunmaya, CMK 231 maddesinin uygulanması gerektiğine, Cumhuriyet Savcısının sanık ...’in mağdur ...’i yaralaması nedeniyle cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A ) Sanık ... hakkında mağdur ...’i yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA),
B) Sanık ...’in mağdur ...’i yaralama, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama, sanık ...’in mağdurlar ... ve ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdur ...’ı Yaralama, sanık ... ... ...’ın mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs, sanık ...’ın mağdurlar ... ve ...’u yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) ... ve ... soy isimli sanıklar arasında çıkan kavga olayını hangi tarafın başlattığı ve ilk saldırıyı kim veya kimlerin başlattığının tartışılarak, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
b-aa) Mağdur ...’in hakkında düzenlenen geçici doktor raporları, tedavi evrakları, film ve grafiler ve Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne gönderilerek, terreddüte yer vermeyecek şekilde yüzdeki yara izinin sabit iz niteliğinde olup
.../...
s-3-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
olmadığı ve söz konusu yaranın sanık ...’in eylemi sonucu meydana gelip gelmediği hususunda rapor aldırıldıktan sonra sanık ...’in eyleminin hukuksal niteliğinin saptanması,
bb) Sanık ...’ın mağdur ...’ı sol bacak bölgesinden yaraladığının anlaşılması ve hükme esas alınan 17.06.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğü’nün kati raporunda bacak bölgesi ile birlikte sağ skapula üstünde meydana gelen yaralanma nedeniyle ayrı ayrı rapor düzenlenmediği anlaşılmakla; mevcut yaralanmalar için ayrı ayrı TCK.nun 86 ve 87. maddeleri kapsamında rapor aldırıldıktan sonra sanığın eyleminin hukuksal niteliğinin saptanması,
cc) Mağdur ... nüfus kaydına göre 04.10.1990 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, ancak 24.10.2007 tarihli celsede mahkeme huzurunda nüfusa küçük yazıldığını ve 19 yaşında olduğunu belirtmesi karşısında, nüfus kaydı ve kayda esas dayanak belgeler getirildikten sonra mağdurun gerçek yaşı tespit edildikten sonra sonucuna göre, sanık ... ...’nin eyleminin hukuksal niteliğinin saptanması,
Gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C ) Sanık ... hakkında mağdur ...’ı yaralama, sanık ... ... hakkında mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) Hükme esas teşkil eden kısa kararda, sanık ... hakkında mağdur ...’ı yaralama suçundan hüküm kurulmasına rağmen gerekçede sanık ...’un üzerine atılı suçun ne şekilde sübut bulduğu gösterilmeden, hükümle çelişki oluşturacak şekilde, sanık ...’in mağdur ...’ı yaraladığının kabul edilmesi,
b) Mağdur ...’ın olaydan sonra kollukta alınan ilk beyanında kendisini sanık ...’nin bıçakladığını belirtmesi karşısında yaşı nedeniyle hakkındaki evrak tefrik edilerek Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/1123 soruşturma numarasına kayden yürütülen ... hakkındaki soruşturma sonucunun araştırılarak, kamu davası açılmış olması durumunda, dosyaların birleştirilmesi olanağının araştırılması, karar verilmiş ve karar kesinleşmiş ise dosyanın getirtilip dosya arasına konulması, kanıtların birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre sanık ... ...’nin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
D) Kabule göre de;
a) Sanık ... ...’ın mağdur ...’i yaralama, sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama suçlarından kurulan hükümlerde, sanıklar hakkında TCK 86/1, 86/3-e ve 87/1-c maddeleri gereğince uygulama yapılmış olması
.../...
s-4-
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/122855
karşısında TCK 87/1-son madde gereğince belirlenecek cezanın 5 yıldan aşağı olamayacağı düşünülmeksizin, cezanın 3 yıl olarak belirlenmesi,
b) Sanık ...’ın mağdur ...’ı yaralama suçundan kurulan hükümde mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında, TCK 86/1 maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, TCK 86/2 madde gereğince hüküm kurulması,
Usul ve yasaya aykırı olup sanıklar ...,... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ...’un mağdur ...’ı yaralama, sanık ... ...’nin mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenler ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının korunmasına, bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanıklar ... ... ve ...müdafiinin tahliye talebinin reddine, 24.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Karara Uygundur,
Yazı İşleri Müdürü
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.