Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/9600 K.2010/419
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların kasten öldürme ve izinsiz silah taşıma suçlarından yargılanması sırasında savunma haklarının ihlal edilmesiyle ilgili; (2) Mahkeme, usule aykırılık nedeniyle bazı hükümlerin bozulmasına karar vererek, sanıkların mahkumiyetlerini yeniden değerlendirip, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını ve savunma hakkının eksiksiz yerine getirilmesini sağlamıştır.
...'i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., işbu ölümle biten kavgada suç delillerini gizlemekten sanıklar ..., ... ile ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (...) Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/04/2008 gün ve 7/120 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Vekâlet ücretinin müdahil asil yerine vekiline verilmesi yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2-a) Sanık ...’in savunmasında ileri sürdüğü, “cezaevinde iken eşi olan maktülün başka erkeklerle ilişkisi olduğuna dair” anlatımı, oğlu olan tanık ...’in olaydan sonra alınan ilk ifadelerinde ve baldızı olan tanık ... ve kayınvalidesi ... tarafından aşamalarda değişmeyen ifadelerinde doğrulanmadığı halde, soyut ve dosya içeriğindeki kanıtlara uygun olmayan gerekçelerle sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanması;
b) ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2003 havale tarihli iddianamesi ile kasten öldürme suçunda kullandığı ruhsatsız silahla ilgili olarak sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa’ya Aykırılık suçundan kamu davası açılması ile hukuki kesinti oluşmasının ardından, sanığın yakalandığında üzerinde bulunan öldürme suçunda kullanılan aynı silah nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.04.2004 tarihinde 6136 sayılı Yasa’ya Aykırılık suçundan açılan davada birleştirme kararı verildiği, iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti nedeniyle sanık hakkında açılıp birleştirilen ikinci dava nedeniyle de hükümlülük kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eylemlerin tek suç sayılarak bir defa mahkûmiyet kararı verilmesi;
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ... ve ...’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...’in kasten eşini öldürme, 6136 sayılı Yasa’ya Aykırılık, sanıklar ... ve ...’ın ise suçluyu kayırma suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim ve eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla sanık ... hakkında haksız tahrik sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma kararına uyularak verilen hükümde eleştiri ve sanık ... yönünden bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin takdire, sanıklar ... ve ... müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanıklar ..., ... ve ...’ın mahkûmiyetlerine dair hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde ise; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarih ve 1/172-26 sayılı kararı uyarınca; sanığın hazır bulunmadığı son oturumda Cumhuriyet Savcısının beyanının tespitinden sonra hazır bulunan sanık müdafiine CMK.nun 216/3. maddesi uyarınca son söz hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, savunma hakkının kısıtlanması,
Usule aykırı olduğundan, kısmen resen de temyize tabi hükmün, kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Vekâlet ücretinin müdahil asil yerine vekiline verilmesi yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2-a) Sanık ...’in savunmasında ileri sürdüğü, “cezaevinde iken eşi olan maktülün başka erkeklerle ilişkisi olduğuna dair” anlatımı, oğlu olan tanık ...’in olaydan sonra alınan ilk ifadelerinde ve baldızı olan tanık ... ve kayınvalidesi ... tarafından aşamalarda değişmeyen ifadelerinde doğrulanmadığı halde, soyut ve dosya içeriğindeki kanıtlara uygun olmayan gerekçelerle sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanması;
b) ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2003 havale tarihli iddianamesi ile kasten öldürme suçunda kullandığı ruhsatsız silahla ilgili olarak sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa’ya Aykırılık suçundan kamu davası açılması ile hukuki kesinti oluşmasının ardından, sanığın yakalandığında üzerinde bulunan öldürme suçunda kullanılan aynı silah nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.04.2004 tarihinde 6136 sayılı Yasa’ya Aykırılık suçundan açılan davada birleştirme kararı verildiği, iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti nedeniyle sanık hakkında açılıp birleştirilen ikinci dava nedeniyle de hükümlülük kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden eylemlerin tek suç sayılarak bir defa mahkûmiyet kararı verilmesi;
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ... ve ...’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...’in kasten eşini öldürme, 6136 sayılı Yasa’ya Aykırılık, sanıklar ... ve ...’ın ise suçluyu kayırma suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim ve eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla sanık ... hakkında haksız tahrik sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma kararına uyularak verilen hükümde eleştiri ve sanık ... yönünden bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... müdafiinin takdire, sanıklar ... ve ... müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanıklar ..., ... ve ...’ın mahkûmiyetlerine dair hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde ise; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarih ve 1/172-26 sayılı kararı uyarınca; sanığın hazır bulunmadığı son oturumda Cumhuriyet Savcısının beyanının tespitinden sonra hazır bulunan sanık müdafiine CMK.nun 216/3. maddesi uyarınca son söz hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, savunma hakkının kısıtlanması,
Usule aykırı olduğundan, kısmen resen de temyize tabi hükmün, kısmen değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.