Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/844 K.2010/363
Özet: İlgili takipte, sanığın mağdurun idame etmeye zorlandığı başkaklı bir çarpışma sonucu öldürmeye çaba gösterdiği ancak mahkeme tarafından hatalı hâlde yaralama suçundan hüküm kastedilerek, savunma talebi reddedildiği ve 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildiği hâlde, bu karar Yargıtay tarafından açılmış olan temyiz dosyasının incelenmesi ve incelenen veriler ışığında başsavcılığa tebliğ edilmesiyle sonuçlandırılmıştır.
...'ü kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'nün yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BİNGÖL) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2008 gün ve 175/274 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrik sebebinin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü mağdur ile tartışan sanığın, namlusu 7 cm. olan bıçak ile mağduru bir tanesi batın sol üst kadran lateralinde batına ve toraksa nafiz, kalın bağırsak ve diyafrağma yaralanmasına neden olup hayati tehlike geçirmesine sebep olacak şekilde altı darbe ile yaraladığı olayda; kullanılan silahın niteliği, hedef alınan vücut bölgesi ve meydana getirilen yaraların nitelikleri dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken, suçun niteliğinde hataya düşülerek yaralama suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrik sebebinin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü mağdur ile tartışan sanığın, namlusu 7 cm. olan bıçak ile mağduru bir tanesi batın sol üst kadran lateralinde batına ve toraksa nafiz, kalın bağırsak ve diyafrağma yaralanmasına neden olup hayati tehlike geçirmesine sebep olacak şekilde altı darbe ile yaraladığı olayda; kullanılan silahın niteliği, hedef alınan vücut bölgesi ve meydana getirilen yaraların nitelikleri dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken, suçun niteliğinde hataya düşülerek yaralama suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.