Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/7585 K.2013/1471
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kardeşi olan mağdurun göğüs bölgesine şiddetli bir vuruşla kasten yaralaması ve sonrasında yaşamsal tehlike yaratmasıdır; (2) Mahkeme, sanığı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptı ve temyiz talebini CMUK. 317. madde uyarınca reddetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29, 62, 53/1, 63, 54. Maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası,
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Katılan ... vekili hükmü katılan sıfatı ile temyiz etmiş ise de, mağdurun hükümden sonra mahkemeye verdiği, 19.09.2009 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi içeriği itibariyle, katılan sıfatını kaldıran ve temyizden de vazgeçme niteliğinde olduğu dikkate alınarak, mağdur vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Temyiz kapsamına göre, sanık ...'ın, kardeşi olan mağdur ...'i kasten yaralama suçundan kurulan hükme hasren yapılan incelemede;
2-Sanık hakkında, TCK.nun 86/l ve 86/3-a-e maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis olarak belirlenen cezanın, yaşamsal tehlike nedeniyle, TCK.nun 87/l-d maddesi uyarınca bir kat artırıldığında belirlenecek hapis cezası miktarının 2 yıl 12 ay olması yerine, yazılı şekilde 3 yıl hapis olarak tayini yasaya aykırı ise de, aynı yasanın 87/1-d-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıla çıkartılması, tahrik ve takdiri indirimin de bu ceza üzerinden yapılması karşısında, sonuç ceza miktarı değişmediğinden, bahsedilen hesap hatası bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde düzeltme nedeni saklı kalmak kaydıyla suçun niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde, eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eksik kovuşturmaya ve tahrikte indirim oranına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, .../...
s-2-
sanığın kardeşi olan mağdurun göğüs bölgesine şiddetli şekilde bir kez vurmak suretiyle yaşamsal tehlike geçirecek nitelikte yaraladıktan sonra, olaydan pişmanlık duyan sanığın, eşarbı ile yara yerini sardığı, mağdurun koluna girmek suretiyle merdivenlerden indirdiği ve gelen emniyet güçlerine teslim ettiği ve bu şekilde hastaneye kaldırılmasını ve tıbbi yardım yapılmasını sağlayarak ölüm sonucunun gerçekleşmesini önlediği olayda; sanık icra hareketlerini tamamlayıp neticenin meydana gelmesini önlediğinden, eyleminin öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekmekle beraber, TCK.nun 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmü göz önünde tutularak, kasten yaralarna suçundan cezalandırılması yerine, doğrudan kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, hükmün A-1 bendinde temel cezanın tayin edildiği paragraftaki TCK'nun ibaresinden sonra gelmek üzere "36. maddesi yollamasıyla, aynı yasanın" ibaresinin eklenmesine, CMUK'nun 322. maddesi gereğince tanınan yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 26/12/2013, gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29, 62, 53/1, 63, 54. Maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası,
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Katılan ... vekili hükmü katılan sıfatı ile temyiz etmiş ise de, mağdurun hükümden sonra mahkemeye verdiği, 19.09.2009 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi içeriği itibariyle, katılan sıfatını kaldıran ve temyizden de vazgeçme niteliğinde olduğu dikkate alınarak, mağdur vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Temyiz kapsamına göre, sanık ...'ın, kardeşi olan mağdur ...'i kasten yaralama suçundan kurulan hükme hasren yapılan incelemede;
2-Sanık hakkında, TCK.nun 86/l ve 86/3-a-e maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis olarak belirlenen cezanın, yaşamsal tehlike nedeniyle, TCK.nun 87/l-d maddesi uyarınca bir kat artırıldığında belirlenecek hapis cezası miktarının 2 yıl 12 ay olması yerine, yazılı şekilde 3 yıl hapis olarak tayini yasaya aykırı ise de, aynı yasanın 87/1-d-son maddesi uyarınca cezanın 5 yıla çıkartılması, tahrik ve takdiri indirimin de bu ceza üzerinden yapılması karşısında, sonuç ceza miktarı değişmediğinden, bahsedilen hesap hatası bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde düzeltme nedeni saklı kalmak kaydıyla suçun niteliği tayin, takdir ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde, eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eksik kovuşturmaya ve tahrikte indirim oranına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, .../...
s-2-
sanığın kardeşi olan mağdurun göğüs bölgesine şiddetli şekilde bir kez vurmak suretiyle yaşamsal tehlike geçirecek nitelikte yaraladıktan sonra, olaydan pişmanlık duyan sanığın, eşarbı ile yara yerini sardığı, mağdurun koluna girmek suretiyle merdivenlerden indirdiği ve gelen emniyet güçlerine teslim ettiği ve bu şekilde hastaneye kaldırılmasını ve tıbbi yardım yapılmasını sağlayarak ölüm sonucunun gerçekleşmesini önlediği olayda; sanık icra hareketlerini tamamlayıp neticenin meydana gelmesini önlediğinden, eyleminin öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekmekle beraber, TCK.nun 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmü göz önünde tutularak, kasten yaralarna suçundan cezalandırılması yerine, doğrudan kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, hükmün A-1 bendinde temel cezanın tayin edildiği paragraftaki TCK'nun ibaresinden sonra gelmek üzere "36. maddesi yollamasıyla, aynı yasanın" ibaresinin eklenmesine, CMUK'nun 322. maddesi gereğince tanınan yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 26/12/2013, gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.